23 Ocak 2011 Pazar

Kim bu adam?


"Bitmiş olamaz"
Alkışlar gösteriyor oyun bitti. Anlamsız bakışlar, sinek vızıltısı fısıldaşmalar var, sanatçılar içeri giderken sesler yükseliyor, bu ne ?

Ne saçma bir oyundu.Hiç bir şey anlamadım, birbirine bakan boş gözler.
gelmeseydik diyen çiftler, ucuzda değildi tühlemeleri. Anlamlandırılamamış
çok ama çom fikirceler.
Kafamdaki soru çok açık.Yılların oyuncusu bu oyun için
"Hayatımın oyunu kariyerimin rolü" demiş,koskoca Can Gürzap bir şey demiş olmalı
fazla uzun sürmedi fikir şimşekler halinde oluştu,yağmur gibi yağmaya başladı.
İstemediğimiz şeyleri yaşıyor olmanın verdiği sıkıntısı,şizofren düzeyde
anlatmış ve bizden bu yorumu çıkarmamızı beklemişler.

Daha önemlisi''Armut piş ağzıma düş'' tutumu içindeyiz her şey bize direk
söylenmezse, anlatılmazsa üzerine kendimizden tek kelime koyamayız.
Sinema tiyatro,ya da kitap sevgimiz de böyle ilerler oldu.
Açık anlaşılır olacak kafamızı yormayacak. Düz mantık ve kolay....

Neden? Evet, neden diye sorgulayamıyoruz bile artık.Günahla başlıyor her şey
sorgulamak günah, sormak ayıp, böyle olunca tüm ilişkiler çözülemeyen bir düğümle
ilerliyor.Bir an bu yanılgıya düşmekten bile utanabilirdim.
Her oyun bir öğreti değil,
ama bu oyun bir öğretiydi hem de yorumlaması bize kalmış,yorumlamazsan mutsuz
belkide oyuna geldiğin için pişman olacak kadar aciz.
Uykuya geçirmeyecek kadar bulma merakıyla doluyum.
Polisi kim çağırmıştı,polis neden gelip gidiyordu?Karısı ve zenci çocuğun davranışını
çözdükten sonra en çok kafama polis takıldı.
Doinggg!!
Biz,sadece şizofrenin zamanını paylaştık.Her şey bir hayaldi.
O saatlerde kendini akıllı zanneden birer hastaydık...Kendi hayatını
sorgulamaktan kaçan ya da sorgulamayı bilmeyen birer hasta...
Polis sadece sorgulamanın temsiliydi.

Mutluyum:)