25 Ocak 2011 Salı

Kazı bakalım yüreğini


Küçüklüğümdeki Almanya fotoğraflarını anımsattığı için,internetten alıntıdır

İki üç gün önce, arkadaşımın annesine hoş geldin demek için uğradım. Kayın validesi de oradaydı.
Sağolsun büyükler benimle sohbeti çok severler                                          İki dünür yan yana,çaktırmadan yarış halinde bana
anlatıyorlar, hangisine kafamı çevirip hangisinin gözüne baksam:)

Arkadaşım "Anne neden bize anlatmadığın şeyleri anlatıyorsun"dedi

İri yarı, karakaşlı,karagözlü 77 yaşında dişli bir kadın Fadime teyze
pratikten dikiş dikermiş, 23 Nisan törenlerinde diktiği fırfırlı etek
ve üst nedeniyle dönemin belediye başkanı ya da valisi tarafından
teşekkür mektubu ile ödüllendirilmiş. Aynı anne babadan tek kızmış.
Boylu poslu delikanlıya, develerle gelin gitmiş.
Kayınpederler asker arkadaşıymış o yüzden senelerce çektiği çilelere
babasının hatırı için katlanmış, yaşamaktan umudu hiç bitmemiş,
zengin olduklarını neredeyse yeni yeni anlıyormuş.
6 kız bir erkek çocuk annesi Fadime teyzenin
içini alev alev yakan en büyük derdi, sarışın alman kadınmış,
Almanya'ya gönderdiği kocası onu hem terzi olarak çağırttıracakmış.
kayınvalidesi istememiş.Türlü oyunlar yapmış.

Amcamız arkadaşlara uymuş (Koç olacak kuzu koçun yanına yatarmış)
Sonra dedikodular gelmeye başlamış. Bir de duymuş ki
Bir izninde Ankara'ya kadınla gelmiş. Bir akrabasına götürmüş,
O akraba hadi ordan, bu da kim deyip,içeri almadığından
Fadime teyzenin en sevdiği insanmış.
Sonra Almanya'ya Fadime' nin dilinden, ağzından mektup gitmiş
'' Ey benim yarim, dolanır gelir lafın
sen beni soysuz mu sandın, bebemle beraber babamdadır artık halim''

mektup Almanya'ya ulaşırken o da yola düşmüş,
şimdi evliliklerinin 60.senesindeler.Diyor ki kızından gizli,
bu derdi hiç unutamadım. ''Ne el oldum ne de yabancısı''