25 Şubat 2009 Çarşamba

Telefonlar benim için çalıyor.


Ev telefonum benim için çalıyor!!!!!!!!!!!
İki gündür Telefonla gelen haberlere seviniyorum..
Toprağın bol olsun Graham Bell:))
18 yaşında şirinmi şirin bir halde geldiğim Ankara' da
geçirdiğim üniversite yıllarımın hem sevimli
hem sevimsiz yıllar olduğunu anımsarım..
O günlerden çok şey öğrendim ve sonra bir daha
asla Ankara' ya gelmeyeceğim dediğim son yılımda
yuva kurup hiç dönülmez bir hal aldım:))
kısa bir çalışma hayatı sonra evle boğuşmalarım başladı..
Derken 29 yaşımda Efe hayatımıza katıldı. Benim için hiç zor
olmadı onun varlığı, aksine yeniden
gençleştim onunla. İkinci bir üniversite olsun
diye açıköğretimle uğraştım durdum..
onunda zevki geçti.Şimdi yeni bir heyecana ihtiyacım
vardı, oda oldu. Evet Çıkan af benim yine yıllar önce
vazgeçtiğim bir okulum olduğunu bana anımsattı:))
Neden bir üçüncüsü olmasın dedim..Başvurumun cevabı
bu sabah çalan ilk telefonda geldi. Kayıt için
sadece iki gün verdiler,yarın ikametgah vs.gibi
işlerle uğraşıp cuma sabahı kayıt yaptıracağım.
Sanırım sınav hakkı verecekler. Başarılı olamayacağımı
düşündüğüm dersler var. Ama bu heyecan bile yeter bana
Ayrıca okulun Gölbaşı'nda olması gibi zorluklar var.
Her şeye rağmen deneyeceğim:))Öğrenci olmak benim en sevdiğim iş oldu her zaman
bu kez bana fiziksel olarak yakışmayacak ama:))
Bu hareketin bünyemede yarayacağını düşünüyorum..
39 yaşındayımmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm
Kısacası sevinçliyimmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm

Durumumu anlatan bu fotoğraftaki tanımadığım cici hanıma teşekkürler..:)))

24 Şubat 2009 Salı

asabiyim ben:)


Merhabalar,,
üzerinize afiyet bir sinir bir sinir anlaşılabilir gibi değil,
15 tatilde cidden yorulmuşum.Hem Efe'nin hemde minik ameliyatı
nedeniyle eşimin evde oluşu beni yormuş:))
Eşimin eli gayet iyi durumda, öncesine göre hissizlik hissiyatı
epeyce azalmış..Ah birde diğer eli acımasaymış daha iyi
olacakmış...Bulaşıcı olmamasına rağmen geçen hafta
her iki elimdeki acıdan sızıdan anladığım kadarıyla
çok feci bir rahatsızlık bu.. Ameliyat olmak durumunda
kalanlar için referansımız şimdilik bu kadar..
Gelelim benim sinirli hallerime
ne yazık ki eskisi kadar tahammülüm yok hiç bir şeye
geçenlerde kızlarla Kirpi isimli filme gittik

beklediğimi vermedi sinirlendim.. Enayi yerine koymalarından
bıktım bu sinema sektörü nasıl bişeydir ya:((
oysa kirpi' nin kitaptaki konusu ve akışı daha güzeldi..
gelde sinirlenme:))
Sonra oturduk kahve içmeye,konu döndü dolaştı seçimlere
geldi..Bir baktım ki en ufak hatalı yoruma gelemiyorum
çabuk sinirleniyorum..o günü zor bitirdim.
iki gün yorumlarla ilgili sinirlerimi yerine getiremedim.
Haberleri izlemek için yaptığım nefes çalışmaları
bile yeterli gelmiyor..Allah sonumuzu hayır etsin...
Ve pazar günü Tiyatroya gittim.

Oyun çok güzeldi eski aile dostlarının eşlerinin vefatından
yıllar sonra alevlenlenen aşkını izledim.
Bizde bu tür olaylara pek rastlanmaz arkadaşımız vefat
etse eşinin yanına cenazeden sonra bir daha uğramayız...
Can Gürzap ve Nurseli İdiz harikaydı..
İdiz o kadarda şişman değilmiş ayrıca:))Balık etinde
ve güzeldi..
VEEEE akşam üzeri arkadaşım Gülay telefon açtı.
Dilekçiğim senin (mayami)deki arkadaşın evini gördüm
harikaydı ayrıca aşklarını anlattığı yazıyı okudum
bayıldım bayıldım dedi..
Kızına örnek olması için gösterdiğini anlattı...
Moonishden bahsediyordu ama ben günlerdir bilgisayar ellemek
istemediğim için dahası sinirli ruh halimden ötürü
evde durmadığımdan görmemiştim..
telefonu kapatır kapatmaz bilgisayarımı açtım..
Moonish' in bu eve taşınmayı ne çok istediğini biliyordum.
belki günlerdir gerim gerim gerilen sinirlerimi
bu güzel haber toparladı...Sevgili Moonishe
yeni evinde önce sağlık sonrada huzur diliyorum..
Aa bu kadar değil, bu güzel siteden bizede yer ayarlasada
gitsek hani diyorum:)))Bu heyecanlı haliyle
bloğa yeniden yazı yazmamı sağlayan Gülaycığımada teşekkür
ediyorum.....En kocamanından sevgiler

14 Şubat 2009 Cumartesi

sevdiklerimizle bir gün.


Merhabalar,
Bugün Efe' nin kursu sonrası Cepaya gittim.
Çok kalabalık ama cidden kuru kalabalık var.
Nezih den efeye ufak tefek alış veriş yaptım.
Sonra bir yazı çarptı gözüme
"Sen benim sonsuza dek en iyi arkadaşımsın
çünkü tüm sırlarımı biliyorsun"
yazıyordu. Gülümsedim.
Vallahi ben Ferda' ya hediye almak için gitmiştim
Cepaya:))
Bu sözün içindeki ironide dahil
arkadaşlarında sevgili kadar önemi olduğuna inananlardanım.
O kadar çok şey paylaşıyoruz ki zaman zaman eşimizden daha
fazla gördüğümüz oluyor birbirimizi. Çoook ağladığımı bilirim
onun omuzunda:))gülerken birden ağlamalarımız meşhurdur bizim.
Tipik ikizler işte:)) Ben bu sevgililer gününü ona ithaf ettim:))
evime geldim...Ferda elinde güzel bir paketle,kahve içmeye geldi
bana,resmini gördüğünüz bu güzel lavantalığı almış.
hoş,, ben lavantalarını çıkarıp çerçeveleteceğimi söyledim ona.
fakat onunda beni düşünmesi güzel olmuş:))
en güzel sevgi, paylaşılanmış...

iki gönülün bir olduğu samanlıklarınızda
uzun seneler diliyorum.
sevgililer gününüz kutlu olsun..