Dün en yakın alışveriş merkezine gittim. AVM lerin en güzel yanı servis olanağı
fakat yer bulursanız güzel, yoksa cidden bir eziyete dönüşebiliyor.
ne yazıkki dün oğluşla ben dolduğu için binemedik daha sonraki servis için beklemeye başladık..
hemen arkamızdaki anne elindeki su şişesi ile çocukların elini yıkadı
başladı iki çocuk kavga etmeye 4 ile 6 yaşlarında gibiler..Şirin de çocuklar
anne küçük çocuğa güvenliği göstererek
"Git bu amcalara deki beni şuraya kilitleyin. O, amcalar da senin annen kim derse ben tanımıyorum öldürün derim dedi.."
gülmemek için kendimi zor tuttum ama oğluş şaşkın şaşkın nasıl yani anne dedi..
çocuk şöyle düşünmüş olabilir mi? Ya ben salak mıyım?
Ya da annem beni ne zannediyor..Bak bak annem azrailim oldu...
Efenim servise bindik. Arka beşlideyiz bu kez 2 yaşlarında bir oğlan çocuğu ve
anneciği var. İstanbul yolu otobanından dönüyoruz...
sürekli ağlayan bu vızıldak çocuğun annesi "Bak şimdi
seni burdan dışarıya atarız gideriz " diyince..
Oğluşum birazda muzip bir gülümsemeyle "Çocuklar tehtit altında "yaşıyor dedi.
Alfred Hitchcock
filmleri gibi seneryo üretmekte üzerimize yok..Bu ne biçim kurgular anlamadım.
kızmanın da bir adabı bir usulü var ama dimi.Anacığım baktımı işi bitir
hala da öyledir yani:))
Benim de meşhur bir iki üçüm vardır..Üç te bitecek halbuki dörtte ne yapacağımı
ben de bilmiyorum:))
Geçtiğimiz günlerde Ankara Kalesi Festivali yapıldı.
Etkinliklerden biri de gramafon dinletisiydi. Gülay ve ben bu etkinliğe katıldık.
Çocukların okulda olması nedeniyle ne rahatmışız, daha iyi anlıyoruz şimdi.
Öyle dedemin ya da ninemin gramafonla öyküsü var mı bilmiyorum ama
ben çok seviyorum hatta antikacılarda, sehpasıyla beraber çok hoş
gramafon beğendik ne yazık ki bozuk çıkınca almaktan vazgeçtik..
gramafonun sesi orjinale yakın bir ses olduğu için dinlemesi çok keyiflidir.
Bunların elektrikle çalışanına pikap deniyor ya işte ben de ondan var.
zaman zaman (gençliğimizde) evliliğimizin ilk yıllarında
gelen misafirlerimize dinleti yapardık..
biraz kül biraz duman o benim işte
kerem misali yanan o benim işte
inanma gözlerine ben ben değilim
beni sevdiğin zaman o benim işte
Ah ne keyifli Ahmet Özhan' dan dinlemek..
Türk Sanat Müziğine merakım elbette aileden.
Layıkınca devam ettiremedim....
Sesi güzel kimi bulsam kendim içinde şu
şarkıyı söylettiririm aranızda sesi güzel olan var mı?
benim için patlatıversin...
Yine hazan mevsimi geldi
Yine yapraklar rüzgârların peşi sıra gidecek
Yine deli gönlüm, yine bu mevsimde
Hicranını yalnız başına çekecek
Hüsranını yalnız başına çekecek
Geleceksin belki de, o zaman
Ne o yapraklar, ne o rüzgârlar ve ne ben olacağım
Yine deli gönlüm, yine bu mevsimde
Hicranını yalnız başına çekecek
Hüsranını yalnız başına çekecek