
31 Ekim 2008 Cuma
Beklenen gün

30 Ekim 2008 Perşembe
Sunay'a hayran Can' a şaşkınım

29 Ekim 2008 Çarşamba
Cumhuriyet

Böylesi büyük bir projenin erdemlerini yaşadığım için çok mutluyum.
Daima aydın fikirlerin takipçisi, aydınlığa giden yolun yolcusu
ve o yolda evlat yetiştirme coşkusu ile dolu, gerçek bir Türk annesi olarak
Cumhuriyet Bayramımızı Kutluyorum.
Bu yolda emeği geçen Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını
rahmetle anıyorum. CUMHURİYET ÖZGÜRLÜKTÜR
28 Ekim 2008 Salı
25 Ekim 2008 Cumartesi
Alexander

Pazar günlerimizin sıra dışı adamı, sıra dışı eğlendirir bilgilendirirdi bizi.
16 yıl Pazar Konseri adıyla birçok çocuğu klasik müzik sever birer
genç olarak büyüttü.
Çağdaş Türk bestecileri programında ise bestecilerimizi tanıtırdı bize
En önemlisi ”Birlikte Söyleyelim” adlı programı sayesinde
binlerce çocuk müzikle tanıştı.
Hikmet Şimşek ölümünün 7.yılında tamda hak ettiği bir konserle anıldı.
Gerard Oskamp Şefliğinde Albert Markov ve oğlu Alexander Markov
u dinleme fırsatı buldum. Boynuzun kulağı geçtiği bir konserdi.
Alexander Markov 19.yy. virtüöz repertuarında kıyaslanamaz bir üne sahip.
Ayrıca tek kişilik resitalde tüm sahneyi idare eden ender kemancılardan
biri olarak dünya tarihine geçmiş. Altın madalyalı Alexander Markov
ününü en etkileyici müzisyen en parlak keman ustası olarak sürdürürken
onu dinlemek benim için büyük bir şanstı..
Üstelik az ileride bilet fiyatları 90 ila 125 ytl aralığında değişen
bizim sanatçımız Sezen Aksu ile aynı saatlerdeydi program.
Benim izlediğim konserinse fiyatı tam 10 ytl öğrenci 5 ytl idi.
Şükürler olsun salon tıklım tıklımdı. Yekta Güngör Özden ve
birçok eski bürokrat oradaydı. Yenilerden Ayşe Gülsün Bilgehan
oradaydı. :))Bazıları yoktu.Konserin,İnanın etkisi üzerimden gitmedi, gitmezde.Cd bir gün önce bitmiş. Kalmadığı için alamadım.Efe orada satılan keman figürü yaka iğnesi aldı kendine..Birde Mozart'ın magnetini...Tıpkı actionman, süperman vs gibibir kahraman olarak benimsetmişim Efe'ye umarım sevgisi devam eder..
23 Ekim 2008 Perşembe
Fernameden vicdan'a
çok lezzet almıştım. Ferhan Şensoy çok zayıflamış.
Derya Baykal’ın uyduruk yemeklerinden yemediği belli oluyorJ)
Onun için mi Derya Baykal’dan kurtuldum dedi acaba?
Siyasi esprilerinin hepsi alkış aldı. İnce İnce ve hoş göndermeler
yaptı. İkinci bölümde Sinema anılarını uzun tuttu ve sıktı.
Yeni kitabı çıkmış konu oraya bağlandı.
Afitap'ın Kocası İstanbul
daha önce film senaryosu olarak yazmışta. Zaman zaman küfürde
yada küfürlü konuşmalarda ciddi abartılar yaptı. Ankara izleyicisi
bunu alkışlamaz görmüş olduJ) Bu arada abartılı gülen bir bayan seyirciye
neden kişneye kişneye güldünüz dedikten sonra, kadıncağız bir daha hiç gülmedi.
Bu da hoş olmadı.
Konular içerisinde Derya Baykal’ın ilk evliliğinden olan
oğlundan sık sık benim oğlum diye
bahsetmesi ise çok hoşuma gitti.
Bugün gündüz saatlerinde ise Vicdan isimli filme gittim.
Saçmaydı diyebilirim. Allahtan önümüzde gençler vardı
onlar güldükçe arkadaşla beraber bizde güldük..
Toplumsal çatışmalardan bahsediyormuş ama biz güldük işte.
Doğrusu Murat han’ın “Sen de gel” dediği an en komik sahneydi
İzlediğinizde bana hak vereceksiniz… Tülin Özen iyi oyunculuk
sergilemiş Nurgül her zaman ki gibi güzel ama ödüllük değil.
Şimdilik bu kadar..Cuma akşamı konserde olacağım
hepinize sevgiler.
22 Ekim 2008 Çarşamba
Ödülü paylaşırken,sobeleri okurken, kahveler benden.

Verenlere çok teşekkür ediyorum.
Kalabalık olmayan arkadaş listemdeki
blog dostlarıma, aynı içtenlikle sunuyorum...
Bir de sobemiz var.
Sevgili rüzgar yaratıcı oyunlar yapıp yapmadığımızı sormuş
Hayatın kendisi bir oyun diyerek felsefe yapmadan
duramayacağım:)))
Önceleri Türkçe,şimdilerde ise İngilizce kelime türetme oyunu
yemek saati oyunlarımızdan.
Müzik çalarken, opera izlerken kendimiz dans ediyormuş gibi
hissetmek hayal oyunlarımdan.
Sen fen bilgisi öğretmenisin
ben öğrenci gibi oyunlar ise durumu anlamak için ideal oyunlarımızdan
gittiğimiz müze gezilerinden sonra,müzedeki bir eşya olup
onun duygularıyla konuşmak ve anlatmak ve
evdeki onu bunu şunu topladığımız sepet içinden,aldıklarımızla
bir bütün oluşturma ise uyduruk ama zevkli oyunlarımızdan..
Bu arada bu yazılarımın arasında neden bu kadar boşluk kalıyor anlamıyorum:((
Birde nelerden tasarruf ettiğimi yazmam gerekiyor.
Benzin, ailece tasarruf ettiğimiz ayrıca bir çok arkadaşımında
tasarruf ettiği bir konu.Zaten değerlendirme gibi yeteneklerim nedeniyle
tassarrufmuş gibi görünen çalışmalarım hep vardır.
Hepinize sevgiler gönderdim..Mavianneyi veeee Asisciğimi sobeledim...
20 Ekim 2008 Pazartesi
Gün Olur

DALGACI MAHMUT
İşim gücüm budur benim,
Gökyüzünü boyarım her sabah,
Hepiniz uykudayken.
Uyanır bakarsınız ki mavi.
Deniz yırtılır kimi zaman,
Bilmezsiniz kim diker;Ben dikerim.
Dalga geçerim kimi zaman da,
O da benim vazifem;
Bir baş düşünürüm başımda,
Bir mide düşünürüm midemde,
Bir ayak düşünürüm ayağımda ,
Ne haltedeceğimi bilemem.
Orhan VELİ
..........................................................................................
Günaydın olsun hepinize.
Burnumda şiir kokularıyla uyandım bugün.
Bir haftadır evde bilim şenliği mevzuları var.
Okumadığımız bilimsel deneyler kitabı kalmadı:))
Daha da bitmedi proje kapsamında gidip gelecek
şahsen kafam şişti ama Efe çok hevesli, onun hevesini kırmak
istemiyorum...
Cumartesi günleri tüm günüm onun okulunda tur
atmakla geçiyor.Piyano kursundan çıkıyor, Keman'a
ordan ingilizce konuşmaya sonra masa tenisine gidiyor.
Eleştiriliyorum bu konuda,
ancak bunu oğlan istiyor.Ben destekliyorum.
Ufff demeeden kalkıyor. Kurs öğretmenleri çok memnun
öyleyse neden evde yalnız kalmasına sebep olayım.
Kasım ayında yoğun bir program bekliyor beni..
Bu arada Esra'nın okuluna gidecek kitapların ilki
bugün Ayça'nın eline geçmiş.Çok mutlu oldum.
Gönül daima daha fazlasını yapmak ister.
...........................................................................................
GÜZEL HAVALAR
Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.
17 Ekim 2008 Cuma
Güzel hareketler

http://www.bkmmutfak.com/
Amasra’yı 1992 de keşfetmiştik
Her akşam sahil gazinosunda Berkant şarkılarını söylüyor
eşimle program sonuna kadar dans ediyoruz…
Bu böylece 20 akşam devam etti.Berkant’la gündüz aynı
lokantaya gittiğimiz için bol bol sohbet de ediyoruz,,
Sonra Berkant Ankara’da program yapıyor biz yine gidiyoruz
Sonra Berkant Mersin’de program yapıyor biz oraya gidiyoruz;))
Efe’de yok o zaman boşluktayız galiba
Bir gün eşime dank etti..
Ayyy yeter. Adamın cd sini alıp ev de dans ederiz. Dedi
İyi ki gidip danslarımızı etmişiz. Yaşlandık şimdi
dahası ben o kadar çok kilo aldım ki artık dansı hayallerimde
yapıyorum;))
Bu konuya şuradan geldim. Bir şeyi çok seversem
üsteliyorum..Son zamanlarda ki favorim
Çok Güzel Hareketler Bunlar..
Yaz tatilinde Ayvalık ta bir gün kalacaktık.
Ama o da ne 27 Ağustos’da BKM oyuncularının
programları var..
Ayvalık beach otelde yerimizi ayırtmıştık
Otele gidince hayal kırıklığına uğradım..
Bana göre bir rezaletti. 26 Ağustos akşamı
bir gece zor yattım otelde.Gideceğim ama aklım oyunda kalır..
Neyse belediyenin bir oteli varmış. Hem de Anfi Tiyatronun yanında
Tertemiz de bir otel, kaldık tabii
Gençler harikaydı. Hepsinin tek tek yeteneklerini sergiledikleri
bir bölüm vardı ki. Çocukların Mutfaklarının ne zengin olduklarını
gördüm..Geçtiğimiz Hafta Mersin de idiler
Çok izdiham olmuş..İyi ki gitmemişim:)
Ben bu yazıyı yazarken Müjdat Gezen’ Televizyonda idi
biraz geç açtım ama anladığım kadarıyla şimdi de
Huzur evi açmış
Çingene karekteriyle para kazanıyor ediyor densede
ne doğru yatırımlar yapıyor bu adam…
Böyle akıllı yatırımlara ihtiyacımız var..
Sabah haberlerinde gözyaşımı tutamadım.
Şehit annesi kızı için iş istiyordu. Milletvekilleri, senin acın bizim
acımız demiş teselli etme nezaketinde bulunmuşlar.
Damadı asker, eşi kanser bu kadıncağız, yorgun ve kesik bir sesle
bağırıyordu.EVLADIM SİZİN İÇİN ŞEHİT OLDU..
Doğru söze ne hacet.
Doğru hareketler,çok güzel hareketler bekliyoruz artık…
15 Ekim 2008 Çarşamba
Virgülden Önce

http://buyuleyenmutfakkokusu.blogspot.com/
Virgül, önceki cümle ile bağlantısı olduğunu ve
bağlantısının devam edeceğini anlatır bana…
Diğer sayfaya geçen sevdiklerimiz, cümlenin virgülden önceki
kısmında yaptıkları eserler, kişilikleri ve amaçlarıyla kalırlar aklımızda.
Virgülden sonraki kısımda bize bıraktıklarını yaşatmak
anımsamak gibi erdemler bizim virgülden önceki bırakacağımız kişiliğimizdir…
Blog dünyasında hemen hemen herkesle arkadaşlık yapmayı başarmış
herkesinde arkadaşı olmayı başarmış bir kişilikti Esra..
Adeta yazdığı yazılar, illaki yorumları ile büyülerdi Esra.
Sıkı eleştirir, mutlaka da gülümsetirdi…
Yazılarında, sık sık kedilerinden ama en çok da
öğrencilerinden bahsederdi… Ufak bir köy okulunda müdürlük yaptığı için
sorumlulukları fazlaydı ve sağlık kontrollerini de erteliyordu.
ve birden bire, çok aniden virgül koyuverdi yaşamına…
Blog dünyasında bazı arkadaşlar onun senesinin yaklaşması nedeniyle
üstümüze düşen virgül öncesi bir proje düşünmüşler.
İnanın çok mutlu oldum… Esra, öğrencilerine kitap gönderileceğini duysa
Bu güzel hareket için bile virgül koymak isterim derdi.
Yine ,blog dünyasının güzel düşünceli, yazınca iyi yazan
kurdeleye yaşam veren hamarat kızı Ayça Kızılkaya
bloğunda duyurmuş ve projede etkin görev almış.
http://www.aycakizilkaya.com/
miss gibi ye yönlendirmiş ama ben ondan bahsetmeden geçmek istemedim..
E hadi ne duruyorsunuz… Virgül ne zaman konacak bilmiyoruz ki?
12 Ekim 2008 Pazar
yuhh artık!! dedirtten durumlar:)

biraz boşluktan biraz da gereklilikten. İki haftadır değişik semtlerde evlere baktık.
Kimi büyük kimi küçük ama site içerisinde olmasına dikkat ettik..
Oran da gezdiğimiz bir daire içerisinin işçiliğindeki kalitesizlik nedeniyle
ve hatta köydeki Mehmet ağa çizseydi bu inşaatın mimarından
daha iyi çizerdi dedirtecek kadar kötüydü..
Göl manzarası var, ufukta bir su gözüküyor :))
Deniz görseydi ne olurdu bilmem?
11.Kat fiyatı 1milyon150bin dolar
dediğinde ise yuh!! deme kabalığını bize yaşattıkları için binanın
mimarı ve arsa sahibine
Laleciğimizin selamından gönderiyorum…
Sonra 312 Ulusoy city evlerini gezdik daireler henüz bitmemiş
Örnek daireye bittim. Bittim ama fiyatını duyunca öldüm.
750 milyardan başlıyor güzel kat ve cepheler..
Benim beğendiğim 950milyar:)))
http://www.park312.com/
Sonra Yaşamkent diye bir yerleşim yeri olmuş.
Ben evde otururken millet neler yapmış neler
henüz ulaşım rayına oturmamış ama çok lüks ve hoş siteler yapılmış
burada fiyatlar şimdilik 400 milyar dan başlıyor..
burada da beğendiğim daireler oldu…
Ben Arcadium alışveriş merkezinin dibinde oturmak istiyorum.
Sinema, tiyatro, alışveriş Migros Tansaş ve pazar iç içe
hatta kocaman camide var. Hepsi lazım adama.
oyak evlerinin yanı başı buralar, fakat evler o kadar küçük ve kötü ki…
ema asmabahçe evlerinin içini görünceye kadar pek niyetlendim
burada otururum diye…görünce hayal kırıklığı yaşadım..
Şimdilik evim evim güzel evim demekten başka yapacak bir şey yok.
Ankara’ da ev fiyatları tuhaf. Ankara' da mimari bir tuhaf
kriz zamanı ev bakan ben ve Ferda'da tuhaf....
10 Ekim 2008 Cuma
Ağustos mehtabı
ÇAYHANE9 Ekim 2008 Perşembe
Bil bakalım..
Kullandım. Memnunum idi adı. Bu yazıyı eklerken geldi aklıma..
Mutfakla ilgili orjinal aletler almayı çok severim.
Bu anneden gelen bir gen.
Bayram tatilinde annemde gördüm bu orjinal şeyi ..
Doğrusu hemen anlamadım ne olduğunu.
Meğer bardak yıkama aparatıymış:) Moldavya' dan hediye gelmiş.
Kafeler de kullanılıyormuş. Bayramda kullandım bende.
Aaa gerçekten çok güzel yıkıyor... Demişlerki deterjanlı suyunu
bir ay değiştirmiyormuşsun:(((
Hiç olurmu biz sık sık değiştirdik:))
Evde çok bardak kirletenler için güzel aparat..

