18 Temmuz 2014 Cuma

Bugünlerde

Sipariş kitaplarım geldi. Deliduman , orman serinliği  içinde bitecek bu hafta ... Zekasına, bu konuda ki bilgisine çok güvendiğim ve bu kitabı çok seveceksin diyerek karşımda otururken okuması için de ''Dumankara''yı eski bir dosta verdim :) (Sadece okuması için) Çizgi roman yada grafik roman ayrı bir zeka,bilgi işidir.
Can sıkıntıma en iyi gelen şeylerden biri de ahşap boya araya bunu da sokuşturmayı ihmal etmiyorum elbette.


^
Gelecek günler için planlarım var, gerçekleşmesi için de ümitlerim.


14 Temmuz 2014 Pazartesi

Kırmızı Azap

Eskişehir kitabı Kırmızı Azap, 
Ad tamlamasında  üstüne  yazar yoktur diye düşünüyorum. Kurgu , geçişlerdeki  çekiciliği nedeniyle tüm öykülerini soluksuz okudum. Bir cümle için o kadar çok kelimeyi nereden buldu ? Nasıl bir araya getirdi?
Kelime haznesinin zenginliğini mi? Freud esintili öykülerin tadını mı? Neyi daha çok beğeneceğimi bilemedim.
Türkçeye hakimiyeti ''İşte Türk ve Kadın Yazar'' örneği için cuk oturuyor. 




Tatil Kitabım

Bibliyomanyaklar' ın sayfasında bir yorum sonrası hediye ettikleri ''Dumankara'' isimli kitabı okuma yeri olarak Mersin'i seçmiştim.  Ankarayı, dışarıdan gelenlerin sevmediği gibi bende sevmedim, alıştım sadece . Ankara'ya özgü şeyler çıkacağından bu kitabı okumak da keyifli olacaktı benim için.
 Yazarın ''Gün biter, hikaye bitmez'' başlıklı yazısını okumaya başlayınca , Ankarayı sevmeyenlere sitemini yada yazara senelerce yapılan yorumlara maruz kalışını okuduğumda, kitapta ''Neden Ankara?'' sorusuna cevap niteliğinde öyküler bulacağım kanısı oluştu. Yazarın, İstanbul dışındaki her yeri taşra görmesi, taşra tanımına uygun. Başkent Ankara, uygar insanların yaşadığı bir yerleşim yeri midir? Kent tanımına uygun mudur? Sorusunu daima getiriyor aklıma, yazar bir nevi doğruluyor.Yazar, hangi gözle okumamız gerektiği konusunda yardımcı olduğundan daha bir tad alarak okuma yaptım. Bu türden kıyaslamalara girmeyeceğini belirten yazısıyla da bu beklentiden çıkarmış oldu.
 Kitabın bambaşka özeliğiyle karşılaşma,
grafik roman ve Ankara' da geçen  sıra dışı, etkileyici öyküler ve mükemmel çizimler. Tasarım kitap benzetmesi benim için doğru bir tanım olabilir. Güzel bir fikrin ortaya konmuş olması ve hayata geçmesi ile, okuyucusunu tatmin eden bir eser. Bibliyomanyaklara ayrıca teşekkürler 
Ankara bıçkın, bir deli şehir.