Uzun ama uzunca bir süredir
duymak isteyip duyamadığım
ermek isteyipte eremediğim,
kaygılanmaktandan ötürü üzüntüsünün
ta derinlerde büyüdüğü, gönlümün
şahı Hz.Mevlana ve Kadın ile ilgili
sohbette çokça değerli bilgiler edindim..
Öz'den Öz'e sohbetlerden feyz aldım.
Dç.Dr.Öznur Özdoğan'ın hazırladığı bir
sohbete katıldım..İlahiyatçı bir bayanın
dilinden Atatürk ve Din nasıl yakışırmış
yanyana gelen bu iki kavram anlamını
yitirtenlere inat nasılda
devleşirmiş, duyduk işittik..Edindiğim
bilgilerden biriside Hz.Ayşe ile ilgiliydi
Peygamber efendimizle 9 yaşında evlendiği
öne sürülen ve bir çoğumuzun inandığı ama
anlamlandıramadığı bu durumun açıklaması
uzun araştırmalar sonucunda çıkar ortaya
arap kültürü gereği adet gören kız yaşını
bir olarak almaya başlıyor ki Hz.Ayşe
de adet gördüğünün 9.yaşında iken peygamber
efendimizle evleniyor.Yani 18-19 yaşlarında iken
bir minik ayrıntı bir sonucu nasıl değiştiriyor değil mi.
paylaşmak istediğim bir diğer bilgide
şöyle Kuran-ı Kerim de bir hadisde şöyle yazıyormuş
"Eşek sesi ki o ne kötü bir sesdir"
Neden, neden eşek sesi hakikaten kafaya takılmayacak
gibi değil.
Mevlana bu sorunun cevabını bulanlardan biri.
Eşşek bir acıktığında(susadığında)
bir de çiftleşmek istediğinde
anırırmış...Bu yüzden kuşların cıvıltısı
atın kişnemesi, ördeğin vak vakından farklıymış..
.Arif olan erkek evinde kadına mağlup olandır.
sence olmayacak bir söz söylese bile.
.Kadına gizlen diye emredildikçe onda kendini gösterme
isteği çoğalır...
Dinin adalet anlayışını üç dönemde görmek.
Hz.Musa'nın öğretisi(Ben)
Sana vurana dön ve sen de ona vur.
Hz.İsa'nın öğretisi(Sen)
Sana vurana diğer yanagını da dön
ki sonu o yüzden çarmık olmuştur.
Hz.Muhammed'in öğretisi(Biz)
Sana vuranın elini tut.
Kendini önemse ve kimsenin sana acı vermesine
müsade etme..En çok meme kanserinin
Anaç duyguları fazla gelişmiş kişilerde görüldüğünü
biliyor muydunuz?
Öyleyse anne de olsan bunun bir sınırı olduğunu unutma.
Kadınlar unutmadan affediyorlar..
Sizler bu güzel bilgileri mutlaka biliyorsunuzdur da
ben çoğunu yeni öğrendim.Yazarak daha da hafızamda
kalacağını düşündüm.
Dönüp baktığımda bugün gibi mutlu edecektir bu yazı beni.
Nefis bir akşam daha geçirdik.
Kulaklarımız da hoş bir tını kaldı.
Penceremin perdesini havalandıran rüzgar,
Denizleri köpük köpük dalgalandıran rüzgar,
Gir içeri usul usul beni bu dertten kurtar,
...............
Amca yoktu, Burhan hoştu...
Bazı şarkılarda amcanın sesini
duymak istedi kulaklarımız....
çok keyiflendik.Ancak bugün okulu
ekmek zorunda kaldım...o kadar yorgundum ki
sabah Efe'yi gönderdikten sonra dersini yapmamış suçlu
bir çocuk olduğumdan okula gitmedim..
Bugün bilgisayardaki işlerimi ve ev ödevlerimi tamam
layacağım..
Salı günü arkadaşlarla
Ümitköy Liva' da nefis lezzetlerle,
mor sohbetler yaptık:))
Barboros Şansal'dan sonra bir süre mide krampları
geçirdik hepimizde aynı etkiyi bırakmasının nedeni
eşcinsel olduğunu söylediği an değişti.
oysa o kadar erkeksi ve şık...
Liva sohbetimizden sonra bununda
bizim aşmamız gereken bir toplum
sorunu olduğunu ya da toplum gerçeği
demek doğru olur, konuşa konuşa hazımla kabul ettik..
Her yaş, her an bir öğreti değil miydi?
Sonunda onu tekrar ilk düşündüğümüz yere oturtturduk..
Ancak onunla iletişime geçmek çok kolay
olmasına rağmen bir adı dışlamak olan
davranışı kendimize de itiraf edemeden yaptık..
Grup gündoğarkenin sakinleştirdiği ruhumuzla
başbaşayız...
hepinize sevgiler....
Suzan Kardeş'in sahnesinin çok iyi olduğunu duymuştum
Hatta İstanbul'da bir Meyhanesi olduğunuda ..
Niyet etmiş gidememiştim. Suzan Kardeş'le beraber
Film festivaline Güven Kıraç, Nilüfer Açıkalın ve
Nejat İşler gelecekti ve geceye katılacakları duyurulmuştu.
3 bayan süslendik püslendik aklandık paklandık.
Eğlencenin yollarına aktık:))
Fasıl grubu bizi coşturmaya başlamıştı. Bir anda yanımızda
Barboros Şansal'ı gördük.
Ve yanındaki hatunu kibarca bırakıp
40 yıldır tanışıyormuşcasına
masamıza gelip
"Düşündüğün dilde SEVIS, düşmanının dilinde savaş"
dedi .. Şaşkınlığımız uzun sürmedi hemen açıkladı
(Moda konferansının adıymış)
Ve arka arkaya çok sevdiği hicivlerinden sıraladı.
Biz ne olduğunu anlamaya çalışırken onun
enerjisinden çok etkilendik.
Elbette niyeti bozmadık zekasına hayranlığımız ...
Onun hayranlığı da bizim ilgi dolu bakışımıza olacak
Ortama bir türlü ısınamayan Suzan Kardeş'in
Tüm kaprisli halini Şansal unutturdu bize ...
Güven Kıraç neden saçların beyazlamış arkadaşla
Nilüfer Açıkalın harika bir balkan türküsüyle
ve Suzan kardeşin fasıl grubu nefis ve Çalgı
vokalistin sesiyle eğlendirdi bizi ...
Barboros ŞANSAL sahneden hiç inmedi diyebilirim.
masamızdan ayrılırken bütün gece buradayız
mutlaka bir fotoğraf çektiririz dedi.
gümüşay pistteyken elinde rakısıyla
masamıza gelen Barboros:)) Samimiyiz ya artık:)))
Kadeh kaldırdı ama bizim içkiler bitmişti
bizim su bardaklarını gümüşayın
bardağına boşaltıp rakısını Ferda ve benle paylaştı
ve tokuşturup içtik anlayacağınız kız kıza çok eğleniyorduk ki
gümüşay koşa koşa geldi:))
hemen yerini veren Barboros ayakta ve neredeyse 20 dakika
S. Özal, la başlayıp diğer Semra, Berna
Aman Allahım kimseler kalmadı masaya yatırmadığı ..
anlattıda anlattı hem de burun Bburuna
Allahım
tam da 30 Ocaklı yazımda şöyle demişken
iki kez burnumun ucuna kadar geldi de görmeye gidemedim
al sana burnunun ucu :)))))
Bugün de Ankamal AVM de
Davet etti ama ne yazık ki çok dersim var ayrıca bir gün önce
Vekalet verdik izlemeye gitti Gümüşay.
Nejat İşler gelmedi.
Etrafımızda enerjisi güzel insanlarla var olsun.
Hepinizi çok özledim kocaman sevgiler.
Gel gelelim alışık olmadığımız bu durum git gide itici gelmeye başladı:((