17 Ocak 2011 Pazartesi

Gölbaşı günleri


Sabah 11'de ki sınavımdan sonra,sınavın güzel geçmesini de fırsat bilerek, Eymir Gölü'ne gittim.Eymir ormanları sakin huzur verici, dingindi.

Kayıkhane restorana inerken peşimden gelen bu kedicik,paspasın arasındaki
suları içmeye başladı:(

Gölden görünen bu daireler (eski parayla) bir buçuk trilyon civarında
yok ama olsa da bu parayı oraya vermem verenede akıllı demem:))
kırmızıyla işaretlediğim daireyi gezmiştik.Dörtte biri etmez o paranın
gölü o kadar uzaktan görüyor ki, Ankaralıların manzaralı ev
anlayışıda beni öldürecek:))

Ah! Bu karabataklar hepsi mi böyle aç?
Bunlar dalıyor dipten solucana benzer şeyler alıp yiyorlar
fakat doyurmuyor solucan bunları, ekmek attığım an uçarak geliyorlar

Kapanın ağzında kalıyor, uçarak kaçıyor. Hepsi kovalamaya başlıyor,deli
gibi bağırıyor kovalayan
onların dünyasında da bir farklılık yok anlaşılan:)

çokca tavşana ev sahipliği yapar burası, bugün fazla çıkan olmamıştı
ben bu kaçağı yakalayabildim

Ve muhteşem yol görüntüsü, bir yerde bitiyor tekrar
dönüyorsun hayata, biyoloi sınavına zor yetiştim.
Bugünlerde fırsat bulmuşkan bunları bolca resimleyip
notl alıyorum.Her ne vesile ile olursa
olsun sunulan güzellikleri farketmek,paylaşmak,değerlemek,tuşelemek
anlamlandırmak çok güzel şey........