4 Aralık 2009 Cuma

Su ve Çizgi Ege Aydan resim sergisi



Ah evet demiştim (Su Ve Çizgi) Ege Aydan'ın Suluboya resim sergisine gideceğimizi.
Dün sabah Gümüşay hastaydı.Sergiyi hatırlattım.Saat 11 de kapınızdayım dedi:))
Bu hatunun enerjisini seviyorum. Küçücük minicik denecek kadar ufak bir salon içerisinde 50 civarı resmini sergilemişti Ege_cik :)) Severim de ailecek.
Güzel çalışmaları var..

Takıldı kafama birden neden hep ev çiziyor sanatçılar.
Neden hep bodrum,altınoluk,asos,bozcaada v.s
neden sokaklarını çiziyorlar. Nedir bu sokaktan evlere bakma
ve resmetme duygusu:)) Birbirinin tekrarına düşmenin alemi ne?
Psikolojik anlamda neyi içerdiğini araştıracağım bunun.
En ama en küçük resmi bir kahve fincanıydı.
Belki fincanı beğenmedim.
Beğenseydim benim olabilirdi.

Sonra Ümitköy simitçiye gittik simidin yanına peyniri, peynirin yanına çayı
hepsinin yanına sohbeti katık ettik..
Sonra Kokoş isimli bir butik açılmış beğenmedik içindekileri.
Sonra evlerimize uçtuk geldik.

Ege Aydan'ın öğretmeni derste konuşup ortalığı kaynatma, aç resim yap
dermiş. Resme yönlenişi de böyle olmuş.
Mavianne ile telefonda konuştum. Çok mutlu oldum.
En yorgun haliyle bile enerjisi yerindeydi.
Onu tanımaktan çok mutluyum.

İnternet kötü şeymiş.Doğru kullanırsan değil işte:)
Bugün sabahtah akşama kadar okuldaydım.
Gelince blogları gezdim,gezindim.
bazen çok aceleci davrandığıma karar verdim.
Bazı insanların depresyon hallerinden neden kurtulamadıklarını düşündüm
Neden ilginin kendilerine hep böyle geleceğini sandıklarına üzüldüm.
Hiç mi üzüntülerimiz yok,ya da dişlerimizin otuz ikiside ortada mı geziniyoruz sanki ?
ama ama yani gerçekten dert olmayacak şeyleri kabusmuş gibi sunmalarına
dayanamadığımda oluyor.Bayram buruklukları yaşadık hepimiz
yeni yeni üzerimizden atıyoruz,yaramızın üstündeki kabukları.
ya senin derdin ne? Gak diyorsun dibinde şehri İstanbul. Guk diyorsun ailen...
Anladım ki mevzu boş yakınanlara, çabuk kanma balkahve. Bu kadar....