1 Aralık 2009 Salı

Metropolde bayram zordur gülüm...

Bu bayram böyle olmasını biz tercih ettik galiba,
Bizim tanıdıklarımız Ankara'da yoktu.
Beybamız işinde gücündeydi.Performans ödevleri almış başını
gidiyordu. Kafa yorgun, beden yorgun varsın yan komşu da
benim tatlı yüzümden mahrum kalsın dedim:)
Ver elini tiyatro

Bayramın ikinci günü ''Krem Karamel'' isimli bir
oyuna gittik..Tam da o saatlerde beni aramışsın
maviannecim ama telefon sessiz de olduğu için
nihayet bugün bütün arama ve mesajları kontrol ederken gördüm.
yarın yani çarşamba günü ben sana döneceğim:)

Oda tiyatrosunda bu ayın son oyununu oynayan
hatun kişi diyor ki televizyonlar sizi aldatıyor.
en en ağladığınız anlarda bile onların gözü sizin paranızda.

Ayrıca kız çocuklarınızı iyi bir ev hanımı olarak değil
çalışma hayatının içerisinde yer alan birey olarak yetiştirin
konusunu şekerce işlemişlerdi..Gülümsetti bizi.

bayramın üçüncü günüde beni diğer komşular da görmesin dedim:))
Ankara'da yeni açılan Gordion alışveriş merkezine gittik.
Saat 16.30 da başlayan film maratonumuz ard arda izlediğimiz
üç film sonunda gece 12 civarında bitti.

1)NEŞELİ HAYAT'ı 1 nolu salonda izledik.
Salon süper yapılmış..
Film mi kelimelerle anlatılmaz duygularla çıktım.
YARIM SOMUNUN VAR MI,
BİR DE KÜÇÜCÜK EVİN
KİMSENİN KULU KÖLESİ DEĞİL MİSİN,
EN NEŞELİ HAYAT SENİN.
Yılmaz Erdoğanı harekete geçiren Ömer Hayyam'ın bu dizeleriymiş.
Mutlaka gidin mutlaka bloklarınızda yer verin.
Bu adam pencerenin diğer tarafına bakmayı biliyor.



2)YEDİ KOCALI HÜRMÜZ
Beğendim tiyatro dilinden farklı bir dille anlatılmış
Oyunculuklar güzel. Sadece mavi bir fim demek bile doğru olur
hani kumaşı topuyla aldıkları için mi bilmem
pijamadan yastığa her yer turkuaz maviydi
benim de en sevdiğim renklerdendir ama abartıydı.



3)BU TÜRKLER ÇILDIRMIŞ OLMALI
Tahmin edeceğiniz gibi Efe istedi:)
Pek, güldü.
filmin başında ve sonunda hatırladığım kadarıyla bir söz vardı.

"Aslanlar kendi senaryolarını yazmadıkça
avcıların senaryolarını izlerler"...

Tek beğendiğim buydu heralde...
Tiyatro ve sinema salonları tıklım tıklımdı
demek ki tek tercih eden ben olmamışım:)
Üstüne iki film izlemiş olmama rağmen neşeli hayatın
etkisi üzerimdeydi...........
Yazı mı? Bitmedi bitmedi....

Ödevler son günü bırakıldı.
Beklenenin üstünde bir zaman istediği anlaşıldığında
iş işten geçmişti. Bugün okul ekildi...Bolca uyundu.
Bu yazıdan sonra ödeve devam edilecek:)
Yarın için planlar neredeyse tamam.
Yarın apartmanda gidilecek teyzelere gidilecek:)
Bunlardan birisi de gümüşay'ın annesi
biz aynı apartmanda oturuyoruz annesi ile:))
Ferda da alt katımda oturuyor.
Gümüşayda karşı blokta:)))

Sonra Ümitköy'e simit cafede kahvaltıya
sonra Ege Aydan'ın Su ve çizgi isimli
suluboya sergisine sonra evlere dağılacağız..
Şu an Ocak dahil 5,6 biletimiz bulunmakta

 Metropolde bayram böyle işte..
Kötü müydü ? Yo........
Fazlasıyla sıradandı o kadar...

Cahit Sıtkı Tarancı bir şiirinde
bugün bayram sofralarında göremediklerimizi
anımsayarak şöyle der.

Korkarım felekte bir gün
Bir bayram yemeğinde
Anam babam gibi,
kardeşlerim de
En güzel dalgınlığında ömrün
Beni gurbette sanıp
Keşke gelseydi bu bayram diyecekler
Ve birden bire yürekler
Aynı acıyla yanıp
Hepsinin gözleri yaşaracak
öldüğümü hatırlayarak.....
........
Bayramların bir neşeli bir de hüzünlü yüzleri vardır.
Metropolde bayram zordur gülüm.