
Saat gecenin 03:23 ü,
bu sabah çok kötü bir rüya gördüm.
her seferinde uyanıp bu gerçek değil
rüya hadi kalk diyorum ama kaldığı
yerden aynen devam ediyor.
Kalktım nihayet.....Aradım annemi anlatım ardından
Hıçkırıklara boğulmuş şekilde kahveye
gelen, arkadaşıma anlattım.
-Uyanmamışsındır rüyanda uyanmış gibi oluyorsun dedi.
Sonra ordan burdan konuştuk.
son zamanlarda kafasına taktığı bir mevzudan bahsetti.
Bir konuda, bir arkadaşına kendi ailevi mevzularından bahsetmiş
şimdi o arkadaşı, sık sık hiç alakası olmadığı halde
bir ucundan konuyu tutup bir şeylerle ilişkilendiriyormuş..
Anladım dedim anladım,çünkü aynı arkadaş
Banada yapıyor bu ilişkilendirmeyi:))
"Aynı dili değil aynı duyguları paylaşanlar anlaşır"
demiş HZ:Mevlana
Şimdi bu arkadaş, kendindeki mevzuyu anlatırken bir yandan da
bakın bu bir tek benim başıma gelmedi işte sizde de böylesi
var diyerek rahatlıyor.
Aslında çok önemli bir mevzu
armutlarla elmaları ayırabilmek çok önemli
şimdilik sessizliğin gücünü kullanmayı önerdim ona
mutlaka bir pencereden bakacak ve o kötü pencereyi
mutlaka kapatacaktır....
Tolerans tanımak böylesi durumlarda
çok önemli
Fakat,
Bencilliğin alemi yok
Söz yayından fırlayan bir ok gibi, ağızdan çıktımı bir kere, dönüşü olmuyor...
Not:Resmin konuyla tek ilgisi dilin kemiği:))
ya da dil yarası Orhan Gencabay'ın posterini mi koysaydım yani:)))
Resim internetten alıntıdır....