Bloğum da bu konu yer almalı diye düşünüyorum.
Bir daha böylesi denk gelmeyebilir. Nice yazarlar okudum, nicelerini tanıdım da hiç bu kadar kelime dağarcığı az, düşünme yönetme yetisi kıt, okuyucusunu hiçe sayan, anlamsız çıkışlar yapanını görmedim.
Günlerce kitabı hakkında yapılan bir yorumu beğenmediği için facebook üzerinden yorumu yapan başta olmak üzere sayfayı okuyanların hepsine söylemedik laf bırakmadı yazarımız. Sayfa sahiplerinin bir açıklama yapmasını bekledim, ben gibi diğerleri de yorum yapmak için aynı şeyi beklediler
Sayfa sahiplerinin, eğitim düzeyindeki kaliteyi verdikleri naif cevaplar, akıcı cümlelerden görmek mümkün.
Gözümüzde ne çok büyütüyoruz bazen bir iş başaranı
oysa bir yazarın yazdıklarına bakarak onun, dolu olduğunu düşünüyoruz da birde bakıyoruz ki tın..
Açık mektup savunmasına yaptığım yorum da yazdığım gibi, bir yazarın tüm cevabı eserlerindedir.
Okuyucusuna sürüler diyen yazardan ne gibi beklentimiz olabilir ki,
umarım yazarlar camiası bir şekilde haberdar olur da okuyucusunu sığ bulan bu zihniyeti kendi derinliklerinde boğarlar...
Bir yazarın kendi emeğini sonuna kadar savunmasını saygıyla karşılıyorum. Yer yer seçtiği cümlelerin hoşuna gitmemiş olmasını, tepki göstermesini de normal buluyorum. Yazarın, direk hedef kitle olarak seçtiği edebiyata yakın kişilerce gerekli övgüyü aldığı hatta önemli bir ödül ile taçlandırıldığını da görmekteyiz. Bu başarısı nedeniyle, bu sayfa aracılığıyla kendilerini tebrik ediyorum. Kitap okuma seviyesi düşük olan bir ülkede, kitap düşkünleri, her biri akademik süreçlerini tamamlamış, mesleklerinde yeterliliklerini ispatlamış, okumayı seven, okumayı bir alışkanlık edinmiş, okuduklarını da arkadaşları, eşi ve dostuyla paylaşarak, genel okura hitap eden bir sayfa oluşturmuşlardır. Seçtikleri her kitabı 5 ayrı yorumdan görme şansı vermekte ve her bir yorumda bir kitap hediye ederek, kitap sever dostlarına, bir yazarı ulaştırmışlardır.Kitap seçiciliklerinde ki kaliteyi de yazar J..e S..... ismini seçerek ortaya koymuşlardır.
Buraya kadar,hem yazar hem de okurun iyi niyetinde bir art niyet aramak yanlış olurdu. Yazarın, yazdığı her cümleyi, bu değerli eseriyle ilgili, genel okura bir faydası dokunacak, edebi açıdan veya konuyla ilgili teknik, aydınlatıcı bilgide bulanacaktır düşüncesiyle okudum.”Kim bunlar”
Sınıfsal toplumsal eşitsizlikleri, ötekileştirmeleri işlediği bu yapıtından sonra, bireysel eleştirilerinin yanında okuyucuyu da hedef alan aşağılayıcı cümlelerine ise şaşkınlığımı ifade etmeliyim.. Yazar, değerli eserleri olan daha önce kitaplarını okuduğum, anneliğini ise yetiştirdiği sanatçı evladıyla bildiğimiz kıymetli bir edebiyatçıdır. Bu vurguyu annelikle edebiyatın ne ilgisi var sözüne istinaden yazıyorum. İlgi kurmasaydık Süreyya’nın anne modelini ele almazdınız. Edebiyatla alakası olmayan konu mu var?
Yazarın, okurlarından beklediği üslup ile biz genel okurların da yazardan beklediğimiz üslubunda ciddi bir hayal kırıklığı yaşanmıştır. Daha hükümsüz, ahkam sız bir tavır gerekmez miydi? Türk yazı tarihine katkılarınızın yanında kişileri hafife alıcı yazılarınızı okumasaydık. Eserleriniz daima soruna, sorunlara cevaptır.
https://www.facebook.com/bibliyomanyaklar?ref=stream&hc_location=timeline
Yazarın gün geçtikçe yaptığı yorumlar dümbüllü ödüllerine yollanacak enfes bir kitap olma yolunda ilerlemekte...
