Merhaba, güzel bir hafta sonu geçirdik. Cumartesi günü, çoluklu çocuklu Ankara Kalesi'ne gittik
Dönemin tüm siyasi partilerine ses sistemi ustası olarak hizmet eden Zenger Erkal'ın Zenger Paşa Konağı'nda
çok lezzetli bazlama,gözleme v.s ile tadında kahvaltımızı yaptık. Ardından kale ve sokaklarını dolaştık.
Mahallenin çocukları oyununu kurmuş oynuyorlardı
Gezi için Kızılcahamam' dan gelen bu çocuklar havuzun yanına foto için gelince yerlisi bir süreliğine oyunundan oldu tabii
Tadilat için bekleyen boş bir evin bahçesinde görmekten hep üzüntü duyduğum oyuncak bebek başı
kimlere arkadaş olmuştu acaba?
Kale kedisiz olmaz, kendilerine yukarıdan atılacak ekmeği beklerken
Rahmi Koç Müzesi' nde fotoğraf çektirmeye gelen gelin ve damadın tercihleri bu gelin arabası olmuş. çok şirindi.
Prinç Han' da, biz kahvemizi yudumlayıp, Yapalak Ayşe'nin bebeklerini izlerken kendi bebeklerimizi de resimlemeyi unutmadık :D
Yapalak Ayşe' nin sahibi Ayşe Lale Kayıhan ve Spiker Metin Kayıhan'ın (arkada oturan) sahip olduğu bu şirin mağazanın çin mallarına yenik düşmemesini diliyorum
Karınları çok tok olmasına rağmen Sadık Usta'nın yerinde Oltu kokusuna dayanamayan çocuklar, yemeklerini
ufacık çatı katında
Gökyüzünü seyrederek Oltu Kebabını yediler.
Akşamında
biz büyükler Nispet Bar 'da günün yorgunluğunu atarak çokça eğlenerek geçirdik. Fasıl ruhumuzu dinlendirirken Ankara'nın meşhur Medyumu Deniz Güneş'in kırık esprileri ama güzel sesiyle de TSM dinledik.
Uzun süren yorgunluklarımıza arada böylesi molalar gereklidir.
.