3 Kasım 2010 Çarşamba

gitti gidiyor


Bu sıra takmış durumdayım,
İzmirli bir hanımdan, polland malı iki fincan aldım.
sağlam paket yapmış,ekstradan el örgüsü tepsi örtüsü
el örgüsü lavantalık ve şık kedi figürlü
minik bir biblo göndermiş.
kedinin cam gibi parlayan şirin gözleri var,
kargo paketini açınca bu gözlerle ilgili sessiz düşüncemi
ogluş bir saat sonra bibloyu gördüğünde seslice dile getirdi
''Anne bunun içinde kamera mı var öyle gibi geldi''
oysa biblonun nerden geldiğine dair fikri bile yok
ne üzücü, aramızdaki yaş farkına rağmen paronoya
yaratan bu durumdan kim suçlu acaba:)))
Şu an kedi bana bakıyor :))


Geçenlerde uyku apnemle ilgili doktorumdan sonuç aldım
Gece uykuda bir saat içerisinde 17 kez nefesim kesiliyor
bunun en uzun olanı 49 saniye sürüyor.
şimdi oksijen maskesiyle uyuma ve derece ayarlama
sebebi ile bir gece daha orada yatacağım.
bundan sonra da evimde maskeyle uyuyacağım.
Teşhisin bir yerinde pozisyon bağımlısı yazıyor
buna önce çok güldüm,
hastanede yatmak için vize sınavından
sonraki bir günü düşünüyorum doktor hanım da
yurtdışına gidecekmiş...

Fakat dün sabah telefonla bölümdeki
bir başka doktor aradı, yarın sabah sizi
kardiyolojiye bekliyoruz.
pozisyon bağımlılığında kalp kontrolü yapılmalıymış
sabahı sabah ettim.Bugün ordaydım ve sonuç olumlu çıkınca çok
sevindim.Tansiyonum yükseldiğinde kalbime dikkak dikkat edecekmişim.
şöyle derin ve güzel bir uykuyu çok özledim.......

Dün anneciğimin elleriyle işlediği kadife üzerine
sim sırma işimi çıkardım
gönlümce salonuma serdim.Huzurluyum...