23 Kasım 2009 Pazartesi

Uçurtmanın Kuyruğu, Bu da benim ailem

Yürüyen değil, uçan bir insandım geçen hafta,
bir ev de bir okulda bir avm'de ve tiyatroda.
yaşam programım değişti.Sabah 04.30 da uyanıyor
ders çalışıyorum oğluşu 06.30 kaldırıyorum
yolluyorum gidinceye kadar biraz daha ders
derken çok yoruldum ama hepsi benim yaşama sevincimin
izleri oldu. Şimdi yüzümde kocaman bir gülümseme var.
Hayata dolu dolu baktım geçen hafta.
gittiğim bir çok oyunu buraya yazdım.
Ancak,

Hanımın çifliği dizisinin oyuncularından
Kemal ve Zaloğlu 'nun beraber oynadığı ve
gerçekten büyük usta Savaş Dinçel'in yazdığı
Uçurtmanın Kuyruğu İsimli oyun benim için sezonun
en iyisiydi diyebilirim.
Oyun babasının otoritesi altında büyümüş
ölmesine rağmen babasının etkisinden kurtulamamış
bir gencin çocukluğunu yaşama ve kendi olma çabasını
anlatıyordu. Zaloğlu iç sesi oynuyordu, kılıktan kılığa
girdi değişik şiveler yaptı ve bir kez olsun
biliyün mü ? demeden oyunculuğunu ortaya koydu.
Eğer psikoanaliz seviyorsanız, gözyaşları
içerisinde izleyeceğiniz bu oyunu önemle
tavsiye ediyorum. Bir önceki oyunun inadına
aslında dekorun değil oyunculuğun ne kadar önemli
olduğunu da görmüş oldum.
Etkisi ve bıraktığı tad hala ruhumda.
...........
Tiyatrodan çıktıktan sonra uzunca bir süre konuşmayı sevmem ben.
Derin bir sessizlik içinde oyunu sindirmeyi isterim...
Sıcacık yorganın altından kalkmak istemez ya insan:)
Böylece anlam kazanır anlatılanlar.
Hele bu durumlarda iç savaşlardan da hiç hoşlanmam..

Ve Ankara Tiyatro Festivali'nin bizim için son oyunu
"Bu da benim ailem" adlı oyun ile oldu.

Yönetmen Nedim Saban
Oyuncular;
Metin Serezli,Suna Keskin,
Oya İnci, Sinemis Candemir,Soydan Soydaş
Kadro ve oyunculuk harikaydı.
Oyun bir aile komedisi ve çerez tabir ettiklerimizdendi.
Gidilebilir...Hoşça vakit geçirilir.

Hepimiz için güzel bir hafta diliyorum...
İç sesinizden hep huzur gelsin...