
1969 yılında Suat Derviş "Fosforlu Cevriye"romanını Şöyle imzalar Gülriz Sururi'ye:
"Sevgili ve büyük Gülriz Cezzar'a en derin sevinçle Fosforlusunu teslim eder"
O günden sonra hep aklındadır. Nihayet geçen yıl müzikalleştirir ve
Ankara Devlet Tiyatrosu işbirliğiyli hayat bulur..
1930 yıllarda geçen bu olay Galatanın en ünlü Fahişelerinin
yaşamlarını anlatmaktadır.Sinemada Türkan Sultan
devleştirmiştir Cevriyeyi...Cevriye hayatı çok sevmektedir
o nedenle yıldızların her birinin biz olduğumuza inanır ve kendi yıldızını
gökyüzüne çivilemek ister....
Her oyunda, her kitapta kısacası her solukta İstanbul'un
olmadığı an var mı ?
Ben bile baba tarafımın yedi göbek istanbul'lu olmasından kendim kendime
haz alırken İstanbul' u bir fiil yaşayan padişahlar nasıl gittiler bu dünyadan:)
Ağız tadıyla izlediğim, verilmek istenenin doğru anlatıldığı bir oyun
Şive yapabilen oyuncularla doluydu sahne
hepsini büyük bir hayranlıkla izledik. Doğrusu başrol oyuncusunu
ikinci plana atacak kadar büyük oynayanlar
vardı:)
Başrol oyuncusunun sesi çok güzeldi.Yakalarsanız izleyin...
Ben inanıyorum,
Tanrı oyuncuları,sanatçıları ayrı bir özenle yaratıyor.....
çikita muz söyleyenleri basın yaratıyor:)