10 Kasım 2008 Pazartesi

Yalnızmış:))


Nobel ödüllü Dario Fo'nun eşi Franca Rame ile birlikte yazdığı ve
'Kadın Oyunları'nın en çarpıcılarından biri olan 'Yalnız Kadın',
kocası tarafından ezilen, aşağılanan ve evden çıkmasına izin verilmeyen
bir kadının gözünden, onu mal gibi gören, erkek toplumuna,
keskin bir eleştiri bombardımanı ..
Oyunun internette dolaşan açılımı bu.

Ama benim düşüncem böyle değil.
Gözümüz de büyüttüğümüz insanlar hep var olacaklar anlaşılan.
Bu yazıyı yazarken içimin sıkıntısı geçmek bilmedi,
Gönlüm de öyle bir yere kondurmuşum ki Sumru Yavrucuğu
indirmek pek ağır geldi.
"Yalnız Kadın" isimli oyununu, pazar günü izlerken,
gittiğim için pişmanlık duygusuna kapıldım.
Bir kadının aynı anda kaç kişi tarafından
tacize uğradığının anlatıldığı, isterisi fazlaca bir oyundu.
Kocası, kayınbiraderi, oğlu, oğlunun öğretmeni, karşı
apartmandaki adam ve telefondaki adam..
Hepsi aynı anda tacizde bulunuyor. Kadın
Kayınbiraderine kendini ellettirirken, bir yandan
eve gelen oğlunun İngilizce öğretmeninin aşkını karşılıksız
bırakmıyor ve sık sık yanına gidiyor.Ayrıca
evine aldığı bir gün kocası yakalıyor ve o günden
sonra eve kilitliyor.. Yani bunu hak ediyor.
Bu arada çıplaklık ve cinselliğin, bu kadar basit anlatıldığı
bir oyunu ilk kez gördüm. Vasat ötesiydi.
Afife Jale ödülünü, birkaç feminist
vermiş olmalı. Benim anladığım, taciz tek taraflı olur.
Evliyken, mutsuz bir kadın olmak zor ama
evliyken aldatmak kötüdür yani..
Bir kadın, ancak bu kadar kötü anlatılırdı.
İllaki anneliği vurgulanarak yapılması..

Göbek deliği üzerine ve el kolla anlatılan tarifleriyle...tuhaftı :((
Aman allahım, oğlunun tacizini anlatma şekli iğrençti.
İğrenç olan taciz olmalıydı ama anlatım berbattı.
Kelimeleri bir araya getirmekte zorlanıyorum
Anlatamayacağım,burada yazamayacağım kadar Basitti işte..
Yakışmamıştı Sumru Yavrucuğa.
Bu berbat oyundan sonra arkadaşlarımın da fikri
bire bir benzerlik gösterdi. Ve ben ilk kez bir sanatçının
bu kadar az alkışlandığını gördüm.
Tesadüf o ya bir önceki Tiyatro yazım da
Günay Karacaoğlu’ nun dizilerdeki rollerini
beğenmediğimi ama Tiyatro da gerçek oyunculuğunu
görünce sevdiğimi yazmıştım. Sumru Yavrucuk’ ta
tam tersi oldu. Tek perdelik bu oyunda
Taciz gibi sağlam bir konu böyle mi işlenirdi?
Yavrucuğun tek kişilik oyun oynama gibi bir
derdi varsa Yıldız Kenter başta olmak üzere
Günay Karacaoğlu’ na kadar, izlemeli.
Beğenilerin göreceli olduğunu bildiğim için
beğenenlere bir sözüm yok tabii ki.
Oyundaki kadın yalnız değil aksine isteriydi.
Sumru Yavrucuk kendisiyle yapılan bir
röportajında şöyle diyor.

Tek kişilik oyununuz ‘Yalnız Kadın’ın ana fikri nedir?
Kadının ana fikri aynı, hiç değişmiyor.
Şiddet görüp sindiriliyor ve hep acı çeken taraf oluyorlar.
Genelde bir aşk ilişkisinde bir katil varsa o da bir erkek oluyor.
Bu tür sorunları mizahi yolla güldürerek anlatan bir oyun.
Seyirciler ağlanacak halimize gülüyor.
.....
Gülmek şöyle dursun en az Mustafa filmi kadar şaşkındım.
Oyunu zaman zaman değişik ruh haliyle oynuyormuş
sanırım bizim izlidiğimiz gün ruh hali birgaripti işte:))