Oh be!
iki gün üst üste Tiyatro ve iki gün üst üste Ali Poyrazoğlu
Bu dönem, ne kadar az tiyatro geldi Ankara'ya.
Geçen yılın tekrarı oyunlar vardı.
Topuk dikenimin ağrıları bile tiyatroda dinlenince geçti.
Ali Poyrazoğlunun tek kişilik gösterisi Ödünç Yaşamlar
gerçekten mükemmeldi.O kadar çok hayatttan dersler verdi ki
yer yer kafamızın içindekileri ayıklayıp
yeniden yerleştirdi.
Çok şeyi halledip ya da
halletmek gerekliliği ile çıktık oyundan..
Minik bir zelzele
gibi ayaklandırdı yerimizden.Yaşantılarımızı çivilediğimiz zaman
nasılda hızlı akıyormuş. Ne çok çivi çakıyorlar beynimize ve biz ne çok
çivi çakıyoruz birilerine...
Ve istemeden neler neler yapıyoruz..
İkinci gün Nilgün Belgün ile 'İyi günde kötü günde"
isimli oyunu oynadılar
Bir gün öncenin mükemmelliğini aradık
düne göre, biraz daha durgundu oyun.
Sonra sonra sonradan
hatta bugüne şu saatlere kadar etkisi sürünce
işte dedim ne kadar düzgün bir oyun izlemişiz.
Az önce arkadaşım geldi beraber çay içtik
izlediğimiz oyunu konuşurken ikimizinde sinüsleri boşaldı
ağlamaktan, Ne güzel ağlamıştı akşam
Poyrazoğlu kelimeler düğümlenmişti boğazında şimdi bizim de
boğazımızda düğümlenmiş yaşamlar yaşanmamış yaşamlara
üzüntü ya da sevinçler var.
Bir köpük gibi pıtırdayacak haylazlıklar.