Sakın kimse benim fotoğrafımı yayınlamasın dedim.
Flu yaparız dediler öylemi buyrun o zaman:)))
Sondan başa gidecek bir güzelliğin öyküsü,
bugün insan ömrünün başına getirebileceği en hoş talih kuşlarından
bir kaçı kondu başucuma.
Ben yüzündeki hüznü, sesindeki tınıyı, elbette
sırtındaki sorumluluğu taşıyışını seviyorum..
Hayranlık denebilir, bunca coşkuyla anlatışını bir dönemi.
Öyle bir dönem ki, kaderler değişiyor...
Herkez bir yudum suyun kıymetini ancak susadığında
anlar dimi, atalarımızda böyle bir dönemde var etti ülkeyi
Susamış ciğerleri suladılar. Ve biz çöle döndürdük emanetlerini.
Bugün suya yeniden ihtiyacımız var...
Bugün Başbuğ konuştu,bugün Timsal hanım konuştu
ben sığındığım bir limanda içimde akan gözyaşlarıma
en çok da akın akın gelen dalgalara karşı
güç buldum...
Sanki bir dua okur gibiydi
şiirin sözleri ve ben kulağımdan çıkaramadım..
"Türkyılmaz"
Yılmayacaktık yılmamalıydık.Yılmayacağız..
Yüreğinize sağlık, ellerinizden hürmetle öpüyor
bu sorumlulukta payımıza düşeni
sonsuz bir inançla yerine getirebilmenin ancak sözünü verebiliyorum..
Bu anları yaşarken Sevgili Mavianne
ne yazık ki aramızda değildi.
İş yerinden kısıtlı bir izin almıştı..Son derece şık
cicileri ile bizi mutlu etti.Sohbetinden büyük bir keyif aldık.
büyüklerinin sağlıkla ilgili yaşadığı problemlerinin
bir an önce şifa bulmasını temenni ediyorum..
Yeniden görüşmek,dileğiyle aramızdan ayrıldı.
Sevgili Zeya,
O mütevazı halinden ne çok etkilendiğimizi
söylemezsem ayıp etmiş olurum...
Blog aracılığı ile tanışmamız başka boyuta geçti
kendimi yılların dostlarıyla
sohbette buldum. Abin ve yengenle tanışmak
Annenle sohbet etmek planladığımızdan
çok daha derin şıklıkta geçen bir güne imzanı attın.
Fotoğraflarından daha zayıf olduğunu bir kezde burdan
söyliyeyim..Bir delil bırakalım dimi.
Ne iyi ettin buluşalım dedin..
Bana kalsa sittin sene bu cesareti göstermezdim:))
Hadi dedim Lale ablamızı arayalım.
Hiç itirazsız aradın, bulamadık bişeyler yarım kalacaktı ki
o döndü bize...İşte harika bir ses.
Aman allahım o güzel yazıları şimdi bu güzel sesi
duyarak okuyacağım.
Sesini duymak çok güzeldi...
Zeyacığım,ve Lale ablamız Ankara'ya her zaman bekliyoruz..
yaklaşık 4-5 saat nasıl su gibi geçti bilmiyorum..
aslına bakarsan daha çok zaman geçirmek güzel olurdu.
hani konuşmuştuk ya çoluk çocuk meselesi:)))
Bir kez daha yaşattığın tüm güzellikler için teşekkürler
ve bize bir ömür hatıralarımızdan çıkmayacak
hediyen için teşekkürler.
Sevgili Gümüşay,
geçmişten bugüne çok ortak yaptığımız işlerimiz
oldu..Günlerimiz,sivil toplum çalışmalarımız,
sanat faliyetlerimiz ve şimdi teknolojinin bize sunduğu nimetlerden
biri olan blogcu ya da blogger dostluğunda beraberiz..
sanırım ömrümüzün bir çok dönemlerinde daha çok güzellikleri
beraber yaşayacağız.
kollar kollara ,yollar yollara değdikçe
büyürüz biz güzel dostluğun, şık hediyen ve
zamanı paylaşımın için sanada teşekkür ederim..
Kocaman sevgiyle
bugünü yaşamanın sevinciyle hepinizi tek tek öpüyorum..
Yazmam gereken, yazmak istediğim o kadar çok duyguyla doluyum ki..
fakat bir şiirle bu güzel günü belleğime
ve yüreğime yazıyorum...Paylaşmama ne dersiniz?
UYAN
EY TÜRK OĞLU! SEN SESSİZSİN SENİ HERKES ALDATTI.
ERDİM DİYEN, DÖNDÜM DİYEN ÇENBERİNDEN ATLATTI.
ÇİFTLİK GİBİ MAHSÜLÜNÜ SENDEN ALIP SATARLAR,
SEN TOPRAKTA ONLAR KUŞ TÜYÜNDE YATARLAR.
UZUN SÜRDÜ BU SAFLIĞIN ALTTA ÜSTTE KALMADI,
HİÇ BİR MİLET BİZİM GİBİ UYKULARA DALMADI.
MAL SENİNDİR, MÜLK SENİNDİR AL İŞİNİ EHLİNE.
BAŞA GELEN, CELLATLARLA SALTANATA KALKIYOR,
HAKİMİYET MİLLETİNKEN SANA BİR HAK KALMIYOR.