13 Ocak 2010 Çarşamba

koyun kurt ile gezerdi fikir başka başk' olmasa...


Koyun kurt ile gezerdi
fikir başka başka olmasa
Eh, öyleyse fikirlerimiz başka olmasına rağmen gezdiysek bir şeyleri daha başarmışız demektir:))
Yoğun final günleri yaşadığım biliyosunuz, ayın 22 sine kadar da sürecek sonra hemen bir koku festivaline katılacağım..
Turunç kokusu, deniz kokusu,yosun kokusu,elbette sevdiklerimin kokusu..
Bekle beni Mersin tüm çocukluğum ve gençliğim özlemle geleceğim sana.
Sınavlarımı,
biletlerini ta bir ay önceden aldığım tiyatrolara denk getiriyorlar
özellikle mi yapıyorlar ? Anlamadım:))
Arkadaşım gümüşay dün gittiğimiz oyunu pek beğenmediğini yazmış evet önde oturan bir teyze de biraz seslice bu duygusunu dile getirdi.
Vakit olsaydı teyze ile fikirleşmek isterdim.
gülmek, meraklanmak, çoşkulanmak gibi beklentilerimin değil de
düşünsel beslenmemi sağlayan bu oyun beni çok mutlu etti.
ayrı ayrı her karekterin oyuna kattığı öfke ve yüzleşmeler vardı.
 ben en çok yüzleşmeleri severim..En çok da kendimle olanı:)
Dejenere olmuş bir toplumun,haberleri izlerkenki duygularını
seksi bir haber spikeri ile sağlayan medyanın esiri olması
çok iyi vurgulanmıştı.
Kendi kültürünün dışında bir topluluğa
girmeye çalışan ve
resim yaparak sanatçı kimliği kazanmaya çalışan kadının
ezik ama zuhal Olcay'ın
kocası ile ilişkiye girecek kadar cesur olduğunu gördük.
Yaşanmıyor mu bunlar ?
Hepsi aynen var bu toplumda...
Kocası Zuhalciğimi basamak olarak kullanıyor:)
Zuhal Olcay yılların birikimini sık sık yaptığı yemekli
toplantılardan birini daha düzenliyor ve
bence ikramdan tutunda her saniyesi çok ince düşünülerek
müthiş bir sonla bitiyor.  Şölene dönüşüyor.
Beyin fırtınası yaşıyorsunuz ve birden aklınıza şu
geliyor ya ben olsaydım.

Ne yapardım? Yüzleşmek.
Kadınca, ki yazarı da bir kadın olarak aldatılmanın
acısını öfkeyi çok güzel betimlemiş..
Yer yer oyuncularla beraber öfkelendim bende.
final bile acı vermek için hesaplanmıştı.
Öfke ile düzenlenmiş bir şölenin sonunda da
zararlı çıkan ne yazık ki öfkesi olan oldu.

Nietzsche' nin öfke üzerine kurduğu yazılarından
da esinlenmişlerdi.Nietzsche sevenler bilirki
din de dahil,yozlaşmalara karşı çıkar..
oyun içerisinde her kurumda ki yozlaşmanın
öfkesini saniye saniye soluklandırdılar.
Zuhal Olcay' a gelince
Çok beğeniyorum yüzündeki tuhaf hüznü çok seviyorum.
Haluğu kaybeden sen olsaydın ne hissederdin:))))