29 Aralık 2008 Pazartesi

Ufak tefek yalanların mühim değil olur canım


Günlerdir, yatak yorgan, bitkisel ve işlevsel ilaç
dostluğu ile bir türlü iyileşmeden yatıyorum...
Cumartesi günü gideceğim oyuna gidemedim.
gel gelelim pazar günü Haluk Bilginer var.
Biletini en az bir buçuk ay önce almışım.
Kızlar harıl harıl arıyor. Gidecekmiyiz nasılsın diye?
Dışarda kar lapa lapa yağıyor. Yok böyle bir delilik
tabiki gideceğiz diyorum ama öksürükten kendi sesimi
duymuyorum. İşin kötüsü Tiyartoda öksürenler benim
bir numaralı düşmanımdır. Öksürmemem lazım:))
Yola çıktık! vaktinde salonda olduk. Güzel bir dekor
kullanılmış evin sahibinin kişiliğini yansıtan eşyalar var.
15 gündür hafızasını kaybeden halukcuğumun rol yaptığını
aslında hafızasını kaybetmediğini, 15 yıllık evliliğindeki
hangi sıkıntıların karısının kendini öldürmeye çalışmasına
sebep olduğunu bulmak için hafıza kaybı rolü yaptığını
izliyoruz... Bir anda kavganın ortasında buluyorsunuz kendinizi
hatta ay yeter artık diye bağırmak bile geldi içimden:))
Bu yabancı yazarların evlilik ilişkilerinde ki tutumu çoğu kez biz
Türklerinkine benzemiyor. O kadar ağır ağır ve aklı başında
kavga ediyorlarki oyuncu isimleri başka olsa asla çekilmez bir
oyun. Biz Türkler kavga ederken kaç kez mutfağa gider geliriz
kadınlar bir yandan ya yemek yaparlar ya ütü.
Erkek ya traş olur ya gazete okur:))Haksızmıyım ama!
Sonra mutlaka işin içine aileler girer senin
kardeşin de şunu dedi. Baban
hopladı zıpladı gibi bir sürü eski mevzu toparlanıverir.
İçimizdeki tüm kurtlar dökülürde, bir anda mevzunun dışında
buluverirsiniz kendinizi..Yani evlilikte ufak tefekcinayetler olur..
Birbirlerini öldürmeden evliliklerinin "27. sanat yılını" kutlayan
(Çünkü evlilik bir sanat)
blog dünyasının güzel insanı Lalenin yıldönümünü kutluyorum...
Tüm bekarlara da
En az onun ki kadar güzel anlatılabilecek yaşanabilecek
güzel evlilikler temenni ediyorum.