2 Haziran 2014 Pazartesi

SİNETİVİ

YENİ AİLEM

Geçmişin Fransa'sında Arap olmak...

Sinetivi test yayını nedeniyle bol bol film yayınlıyor. Bu da karşısında yapılacak işim olduğundan ona da zaman ayırma olanağı sağlıyor.

1960-61'ler. Arap kökenli Fransızlar, yıllardır bu ülkede yerleşmiş olsalar da ağır bir baskıya uğramakta ve kimi yerlerde kovalanıp eziyet görmektedirler. Annesi hastanede olan iki Cezayirli küçük kardeş, babaları tarafından bir tür çocuklar yurduna emanet edilir ve orada, dönemin uygulaması gereği birer Fransız ailenin yanına evlatlık olarak verilir. Çocuksuz Gisele ve George çiftinin yanına giden Mesud, kendisini çevrenin tepkisinden korumak isteyen Gisele tarafından Fransızlaştırılır: siyah saçları sarıya boyanır, adı Michel yapılır, kilise korosunda Hıristiyan şarkıları söylemeye itilir. Ama küçük oğlan, ana-baba bellediği çifte ve çevreye alışacak, özellikle kaba-saba 'babası' George'u yoğun bir sevgiyle sevecek ve ayrılık zamanı geldiğinde de yıkılacaktır.Artılar hanesinde, Depardieu-Baye çiftinin inandırıcı oyunları, başarılı bir dönem duygusu (arabalardan vitrinlere, dükkân afişlerinden okul sınıflarına) ve özellikle, Fransa gibi kendisini hep özgürlükler şampiyonu sayan bir ülkede, 40 yıl önce var olan koyu ırkçılık ve yabancı düşmanlığının sapasağlam biçimde verilmesi var. Özellikle başlarda hayli ırkçı gözüktüğü halde giderek olup bitenin farkına varan baba/Depardieu karakterinin finalde söylediği "Ben de Arabım, ben de Yahudiyim," sözü, bizdeki yakın dönem sloganı "Hepimiz Ermeniyiz,"i hatırlatıyor ve filme bizim için özel bir boyut katıyor.

Dorsay, filmi böyle anlatmış, konuya göre biraz uzun bulmuş filmin saatini, bu işin uzmanı o ama bir izleyici olarak ben çok beğendim. Kültürlerin birleştiği bir memlekete büyüdüğüm için bana çok samimi geldi..Bir diğer film

COCO CHANEL 
Kadınların bir pastaya benzettiği giyim tarzını, sadeleştiren, kadını korseden kurtarıp rahat hareket etme imkanı sunarak modada devrim yaratan, günümüzün de fenomenlerinden biri olan Coco Chanel
Hikaye, Coco'nun ablasıyla birlikte yetimhaneye bırakıldığı dönemden başlayarak kaberede şarkıcılık yaptığı, oradan da zengin bir adamın hayatına -önceleri biraz da zorlama olarak- girerek kaderini çizmeye başladığı ve modada yer ettiği zamanlara kadar geliyor.
Filmde görüyoruz ki, Coco'nun istediği sadece 'ünlü' olmaktır, kabul edilmediği züppe ortamlarında baş köşede yer almak. Kabareye çıktığı dönemde terziliği karnını doyurmak için yapıyordur. Ünlü olmak içinse 'Şarkıcı mı olsam oyuncu mu olsam?' sorusu arasında gidip giderken, 'Ben çalışmak istiyorum!' kararıyla zengin adamın dostlarına, kumalarına şapka yapmaya başlar. Ve orada tanıştığı Boy'la hayatının yönü tamamen değişir. Mirasyedi bir zengin kadın avcısı olarak, 'İngiliz asilzadesi' nişanlı Boy'un kuması olur Coco. Ve onun desteğiyle bir şapka dükkanı açar önce ve ardından bir moda imparatorluğunun sahipliği gelir.

Chanel' in iş hayatı için 
http://thebrandage.com/sapkadan-marka-cikaran-kadin-chanel/

Şu an ''Başka bir kadın'' filmini izliyorum.Yaşasın biten dersler 


31 Mayıs 2014 Cumartesi


Edebiyat günü
Bunlar hiç yaşanmasa, şairi,romancısı,öykücüsü, aydını hep geleceğin güzelliklerini,bilimin sanatın,doğanın gelişimin ,duygunun aşkın yaşama katkılarını yazsa. 
Küçükten büyüğe evreni anlaya anlaya yaşasak ve bitirsek bir ömrü. 
Mümkünsüz gibi gözüküyor dimi 
Gezi ve Berkin için yazılmış bir öykü ve kazanılan bir belge ve bir kitap. 
Mutlu muyum ? Sonuç ölüm olmasaydı ve  hiç yazılmasaydı.


28 Mayıs 2014 Çarşamba

Kapalı kutu



Nasıl bir yerde yaşıyoruz?
Cumartesi gününden bu yana ülkemin mühendisi,kimyageri,biyoloğu ve teknik öğretmenin girdiği sınava dair binlerce sıkıntı var, kimsenin elinden bir şey gelmiyor, şıklar sorularla karıştı, sorular muamma, tek bir doğruda yoğunlaşılamadı, sınavı ilk kez osym yaptı, sınav tarihinden sonraki 3 iş gününe kadar sınava girenlerin  itiraz hakkı var ama son saatler olmasına rağmen ne soru ne de cevapları açıklandı.
Para ve bilgiye sahip meslek sahibi bu insanlar her çeşit yolu deniyor, ama bir çözüm bulunamıyor, bu insanlar çözüm bulamazken liseye geçiş, üniversiteye giriş, kamu personeli olma, sınavlarına girenlerin çaresizliğini düşündükçe...



Şeffaf olsun istiyoruz ama kapalı kutu oynamaktan yoruluyoruz. Entelektüel atalet yoksunluğu devam ediyor. Bekle ve gör 
Bugün kendine gelen bu raporu yayınlayan öğretmen arkadaşın, içine düştüğümüz hileci hurdacı olma yolunda ilerleyen,kendini akıllı diğerini salak yerine koyan nesilleri yetiştiren kocaman bir zavallı toplum olma yolunda başarıyla ilerliyoruz. 




22 Mayıs 2014 Perşembe

Selfie




Şakacı TDK Bilim Kurulu kendi Özçekimlerini de yaparak yayınladılar ...

Gözün aydın Türkiye'm bir sorununu daha çözdün.
 "Sosyapoz", "Başyapıt", "Bengil", "Beyani", "Cepimge", "Çekendi", "Çekerol", "Çekinti", "Çeklaçek", "Çektirim", "Çeksun", "Eday", "Ferdi", "Görsel Salım", "Seyfi" ve "Kendirme" gibi sözcükler arasından
  Bilim Kurulu bugünkü toplantısında "" sözcüğünün Türkçe karşılığını "" olarak belirledi.