
Çetin Altan ustanın yazdığı Islıkçı isimli
oyunu büyük bir beğeniyle izledim bugün.
Oyunda ıslık çalan adam, oyun boyunca özgürlüğüne
direndi, melodisi hala kulaklarımda çınlayan ıslığıyla.
Ve duvarlar ördü insanlar, ıslıklar duyulmasın diye.
çekirdek çitlediler laf ürettiler,sömürüldüler.
33 yıl önce yazılmış bir öykü bu
bugün artıları var, eksileri yok sistemin.
Ne güzel inşa edildi gerçekleri görmemeleri için
duvarlar. Ankara'da olanlar mutlaka görmeli İstanbul'a
gidecekmiş oyun mutlaka izleyin derim.
Ayrıca İrfan Şahinbaş sahnesini ilk kez gördüm
çok beğendim.Tiyatro atölyelerin içerisinde,
gezerken binlerce ayakkabı ve giysi atölyeleri
gördüm binlerce hayale daldım:))
tiyatro sanatına bir kez daha hayran kaldım..
Her şey bu kadar mı güzel anlatılır.
Hiç düşünmemiştim ıslık çalmanın bir özgürlük olduğunu..
Oysa düşününce ıslıkla neler yapıldığını;
Sessizliğin, sesidir ıslık.
Delikanlının beğeni sözleridir ıslık.
Maçlarda protestonun ifadesi, neşeli bir anın
melodisi ve sokakta yalnız adamın türküsüdür
ıslık.
Duymayacaksınız,ama ben
özgürlüğünü seven herkes için ıslık çalıyor olacağım az sonra.

Asalet;Boyda değil soyda
İncelik;Belde değil, dilde
Doğruluk;Sözde değil özde
Güzellik;Yüzde değil, yürekte olur...
güzel yürekli dostlara selamlar ...