25 Şubat 2012 Cumartesi

Acil


Merhabalar,
çok çok çok acil mezuniyet tezi için konuya ihtiyacım var:)
Ben bloglarla ilgili yapmak istiyorum...
Fakat bloglar ya da blogerlarla ilgili kaynaklara ihtiyacım var
bilgisi olandan bilgiye, ilgisi olandan ilgiye,ileriki günlerde yardım ederim diyenden duaya ihtiyacım var:))))
Sevgiler

22 Şubat 2012 Çarşamba

:))))

Yazacak bişey bulamadım:)
Gülesim var ağlamaktan öte ;
Biraz hüzün,pek alasıyla da karışık anlayacağın
çığlık çığlık bir sevinç:))

..........
Bugün hayatıma bir şekilde değmiş insanlar hüzünlendirdi
beni, göz yaşları canlı yayındaki Orhan Boran'la ....
seste en ufak bir değişiklik yok,sen çok yaşa ..
Can anne için çok duygulandım bugün hayatınıza değmesi
yetiyor bazılarının
kaybetmeden dedikleri işte....
kayıpları olmasa,  ben seviyorum ya bu hayatı ....

13 Şubat 2012 Pazartesi

Bir pazartesi


Cuma akşamı yalan dünyayı beklerken filmi izlemeye başladım
Tiyatro oyununu başarıyla sinemaya çevirmişler
özellikle öğretmenin velisine tavsiye edeceği, iyi bir PDR filmi.

Sevgili Lale ablanın hepimize tavsiyesi için teşekkür ederim.
Diyaloglar ne kadar güzeldi.
demek ki aksiyon kelimelerde de olabiliyor.
O nedenle bizim entel dantel filmlerimizde, uzun sessiz sahneleri sevmiyorum.
Bir şey anlatma çabasına girince bocalıyorlar. Örnek:NAR
Filmde ne kadar hoş imgeler, simgeler vardı. Hamster bakımı, ikramlar, ışık ve laleler
laleler orda umutsuz aşk ve gerginlik anlamında imiş.

Yarın okulum başlıyor, Gülay'la beraber ahşap kursu maceramız var.
Türkiye çapında tanınmış ayrıca blogger arkadaşımız kurs hocamız,
sırf onun teknikleri ve bilgisini istediğimiz için başladık kursa
fakat, hakikaten güzel olan atölye için yazılan hiçbir şey doğru
çıkmamaya başladı, hayal kırıklığı yaşadık.İsmi için gittiğimiz
arkadaş ortada yok bir kere karşılaştık ve yok oldu.
Aman efendim ilgi yok alaka yok hele bir hata yap azar var,
öncesinde öğretme gibi hiçbir şey yok sadece ürünü sattıkları an
panoya ücretini yazma çabası var piyasada bir, orada beş fiyatlar.

Aman dedik fiyat önemli değil de nerde bu cicili bicili dostluklar arkadaşlıklar
neyse üzüle, bozula iki ay gittik .Alternatif yerler aradım ama yok.
Bu iki ayın sonunda nihayet öğrendik, bizim istediğimiz hocayla yollarını ayırmışlar,birbirlerine girmişler.
En az dört senedir bu kursun planını yapıyordum seçtiğimiz iki ayda olanlar olmuş.
Sonra blogger da olan bu arkadaş yeni bir yer açtı, geçenlerde Gülayla uğradık
kısmetse gideceğiz, fakat hoca yine orda yoktu içten içe işgillerimiz var:)
Markalaşmaya başladıkça yoğunluk, yoğunlukta ihmalleri getiriyor:(

Enerjiniz bol, sevgileriniz daim olsun arkadaşlarım:))

10 Şubat 2012 Cuma

Bir ziyaret


Çok laf çok zaman kaybı ,ben bir yorum yazamadım bile...

http://atakan310309.wordpress.com/2012/02/03/seyahate-giden-anne-gibiyim

Gül dediğin nedir senin; Üç beş diken biraz yaprak, ömür var ya çok sevdiğin; Üç beş nefes sonra toprak! Hz. Mevlana

4 Şubat 2012 Cumartesi

Mrb :)


Oh! Misler gibi güzel bir tatil geçirdik.
Eş dost, farklı kültürlerin bir arada olduğu dost meclisleri,
farklı kültürlerin yemekleri ve bu farkların yarattığı hoş sohbetlerle
dolu Mersin çıkartması yaptık.

İki kez yağmur yağdı , kış bitti oralarda
Efe paşam,gittiğimiz köy evinde saç üstünde,
sıcak ekmek kokusunu içine çekerek derin bir oh çekince
bu kokunun büyüsünü artık biliyor olmasına sevindim.
Dedemin ninemin bir köyününün olup o doğanın işleyişini bilmemek
hayatımda önemli bir eksikliktir diye düşünürüm. Şanslıydm
Annem öğretmendi,  bende etrafımla ilgiliydim, içinde yaşayan
gibi olmasada bir şeyler öğrendim.
Edebiyatta en başarılı isimler kırsalı yaşayarak bilenlerdir.
Ne ektiğini, hangi aşamalar geçeceğini, zamanı bilirler
ve herşeyi bir diğerine benzetebilirler.

Bizim mağzamızda farklı kültürlerin sohbetlerinin
geçtiği hoş bir sohbet daima vardır.Her gelen iyi ya da
kötü mutlaka bir tecrübe bırakmıştır.


Yeni bir döneme başlıyoruz,pek heyecanlı değilim
nedensiz fakat yorgun gibiyim. Kış bana ağır geldi :)

Haberler tabletten bahsediyor,üzülüyorum:(

Atatürk'ün geçliğe hitabesi ayet değildir
kurduğu bu ülkede yaşamak da farz değildir
istediğiniz yere gidin...

Bir kaç gün içimi avuttu bu söz çare değil elbette
bir bardak su niyetine:)


19 Ocak 2012 Perşembe

Onun bakışından Gelibolu ve askerler


Yaşamın içinde en sevdiğim duygudur empati,
bir hareket varsa bir de sebep vardır.
Karekter özelliklerimden biri geçmişe ait
ne varsa sahiplenmek, merak içinde araştırmak, dinlemek ,öğrenmek
gezdiğim bir şehir, orada yaşamış bir aile, bazen de bir bidonun yapısı
beni cezbedebilir.
Bu nedenle yüzeysel geçilmiş hiçbir şey beni memnun etmez.
İçinde kendimi bulduğum ufacık bir toka tasarımı bile mutlu olmam
için bir sebeptir.

Yapmış olmak için yapılmış, bir işle kimseyi memnun edemezsiniz,
kimse de sizi memnun edemez.

Bazen bir selam vermek bile zul gelir insana,
oysa hatır için yenmiş kaç tavuk var miğdemizde.
Hep bir sebep vardır, eğride de doğruda da ,kayıpta da kazançta da

Okul kapanır kapanmaz heyecanla başladım bu kitaba,
Robın Prıor, savaşa katılan ülkelerin sağlam kaynaklarından,
kaybedenlerin,  dünyasından ele almış Gelibolu' yu...
Tam benlik sayfalar, empati kurmak için fırsatlar var.
Bir tarih severseniz, güncel boğulmalar kitaplarını sevmiyorsanız
bu kitap bu çizgide hazırlanmış.

Bu savaşı nasıl kaybettiklerine hala inanamıyorlar
kaybettikleri için ciğerleri hala nasıl yanıyor.
Sığındıkları kayıp nedenlerini ,Prıor bu düşünceleri çürütmek için
elinden geleni yapmış.
Din kardeşliği adına çiğ tavuk yememiş.
İçinde Orjinal koleksiyon parçası olan 24
fotoğraf da eklemiş.


Yazara yapılan eleştrilerden biri,  bizim kaynaklarımızı
kullandığına dair,
oysa yazar şöyle düşünüyor.
Evet, sizin kaynaklarınızın yabancı dile çevrilmiş halini okudum
Ancak ; ''Türk ve Osmanlı kaynakları hala derine inebilmiş
kaynaklara sahip değiller.''

Bencede henüz erişemediğimiz,bahsedilen derinler gelecekte bazı sayfaların silinmesine yahut yeni ilavelere sebep olacaktır.
Bundan üç yıl önce Çanakkale gezimizde Fransız Ali' nin duygularını
yazmıştım. Beni onun mezarına götüren de bir adım ötesini merak
etmemdi.

17 Ocak 2012 Salı

Geçmiş


Cocacola firması bir klasikler koleksiyonu hazırlamış,
Birşeyin tarihi olması,geçmişini koruyup sahipleniyor olması ne güzel.
Babası sinemaya her gidişimizde mısır,nestea
ikinci yarıdan sonrada frigo ya da Ben & Jerry's dondurma aldıktan sonra
Efe'ye
"Biz bir gazoza on takla atıyorduk" söylemini klasikleştirmesine
çok gülüyoruz. (Bu alabiliyor olmanın tatmini heralde):)

Büyük pet şişeler çıkıncaya kadar,kasa ile alırdık
Tek çocuk olunca benim içtiğim göze batmazdı
ama kalabalık aileler ne yapsın dimi.

Kolanın ya da gazozun en güzel içme yerlerinden biri
yazlık sinemalar ve bir hamam sonudur:)

16 Ocak 2012 Pazartesi

Oyunlar


Çekül vakfı kültür elçilerimiz çocuklar ile 7 ilde oynanan oyunları
Okan Bayülgen'ninfotoğraflarıyla belgelemiş.Ankamall Avm'de bu sergiyi gezdim.
Sergide Side’den ligo, Edirne’den tilki baba saat kaç ve mor menekşe, Zile’den kiremitli çizgi ve katırkazığı, Battalgazi’den yağ satarım bal satarım, Şahinbey’den yedi bardak, Ödemiş’ten tık tık, Altındağ’dan bezirgân başı oyunlarının fotoğrafları bulunuyor.

Bu oyuna Side'de Ligo diyorlarmış biz yedi taş derdik en sevdiğim oyunlardan
biriydi sokak oyunlarını çok severdim.
İlkokulda lastik ve beştaş oynamak ortaokulda yakartop,yeditaş,çelik çomak,istop oynamak en büyük keyfimdi.İyi de oynardım ufak tefek olduğumdan hızlı koşar,çabuk kaçar hemen de vururdum.
Kim derdi ki bir gün bu ufak tefek kız böyle balık etli olcek:))

Yaşatsınlar geçmişe dair ne varsa,destek olmalıyız böyle güzel aktarımlara.
Yıllar önce bir yaylaya gitmiştik, çift ip deniyormuş
ip atlamanın bir çeşidi.Annem bir atladı bir atladı ağzım açık kalmıştı.
Meğer çocukluğunda çok sever çok da oynarmış.

o yıllara dönemeyeceğimize,kaybettiklerimize üzülüyoruz
çocukluğumuzu özlüyoruz,zamanı özlüyoruz,eşi dostu anayı babayı özlüyoruz.
Gidenler ışıklar içinde uyusun,kalanlara bol ışıklı günler.

15 Ocak 2012 Pazar

Biraz şans


İçinde beşyüz lira yüklü money clup kartıyla, parayı
çarçur etmemek,elektronik birşeyler almak için, içinde
5M Migros bulunan Ankamal AVM gittim.
Kayda değer bir Toshıba marka laptop bir de netbook var
ikisi arasında kararsız kaldım.Netbook küçük şeker ama benim gibi
yakını görmede artık ciddi problem yaşayan biri için
uygun değil. Ayrıca bundan sonra 3D max program kullanacağım için
işlevsel olmalı.

Migros' da bilgisayarları çalıştırmıyorlar, nasıl bir satış politakısıysa
yani dışını beğenirsen alacaksın, evde bahtına ne çıkarsa, bir süre kıvrandım ne yapsam ne etsem üstelik stokları tüketiyoruz ilanlarını da vermişler.
Bin beş yüz lira olan labtop da karar vermek üzereyim.
Görevli kızcağıza rica ettim, Teknosa Bimeks gibi bir yerlerde
çalışır halini görüp gelsem iyi olur.

Kıyamet günü gibi ortalık Teknosanın içinde Toshıba laptopun
aynısını arıyoruz laptop havuzunun dışında dolanırken
havuz içinden bir kız
-Size şunu önerebilirim, son bir tane kaldı mağzamızın hafta sonuna özel
indirimleri var ve bu son kutu
-17 inch nefis bir parça gelin kız gibi süzülmekte
ama çaliştirsanız da bir görsem dedim. Çalıştırdı pek beğendim.
Bin dokuz yüz doksan beş liradan,  bin dört yüz yetmiş beş liraya düşmüş.

Gerçekten üstündeki özellikler ve az önce çek nedeniyle
Migrostan alacağım laptop dan kat kat iyi.
tam kız toparlarken yanına yaklaşan bir görevlinin
sözü üzerine
-Üzgünüm arkadaşım bunu az önce başka bir müşteriye
dedi ve etrafım bir anda bir kaç adam ile doldu
sessizce elimden kaydı gitti...


Peki hiç yok mu gerçekten eliniz de yok
başka bir mağza başka bir il
-Yok diyorlar. Başka bir ilde yetkili bir
tanıdığımı aradım cebi cevap vermiyor, yemekteymiş
iş yerinden öğrendim.

Sabırsızlanıp bir yetkili ihtiyacımı bildirdim
zaman zaman işe yarar ya bu durumlar.
durumu en güzel şekliyle anlattım çemkirmeden
insan evladıymış anladı ama ürün yok allah yok.
Gözüken bir kaç tane de satılmış ama henüz stoktan düşülmemiş
 bir Teknosada teşhirde duran var en son onu aradı
temizse olur dedim.

hem de 50 metre ileride ki teknosada
koştur koştur yetkili kızla gittik, gıcır gıcır duruyor.
yeniden formatlandı dedikleri doğruysa bu ürünün teknosadaki
sonuncusu benim oldu. Dayatmak bazen işe yarıyormuş.

Bu mağzada fiyat bin dokuz yüz dok san beş liraydı.
Nasıl yani? Her teknosa aynı fiyatı uygulamaya biliyormuş
indirimlerde öyleşmiş, yetkili kız bu sorunu da halletti.

Ondan sonra Vatan bilgisayarda fiyat kontrolü yaptım
oda 10 metre ileride
iki bin altı yüz altmış dört liradan,  bin dokuz yüz doksan beş liraya
inmiş sadece haftasonu için:)
Derin bir oh çektim.
Hedonik duygularımla evime geldim.

Çekte yüklü para..
Bugün yarısı evime süt ve ürünleri, temizlik malzemesi v.s olarak
geldi yarısı bir başka alışverişe.

Demek ki biraz şansa biraz da dikkate her zaman ihtiyacımız var.

13 Ocak 2012 Cuma

Nur içinde


Son dönemde değerli insanlarımızı kaybediyoruz.
En kötüsü, ülkesi için önemli işler başarmış devlet ve siyaset adamlarımızı,
üzgün ve kırık yolluyoruz diğer tarafa.
Başımız sağolsun. Nur içinde yat büyük dava adamı.