30 mayıs 2012,
Yarım dönemdir, bireysel projeler hazırlıyoruz.
Çoğu çalıntı fikirler yapıyor, sosyal proje kapsamında 7-8 yaş çocukları için bilinçli tüketici kitabı hazırladım . Öncelikle tez yapar gibi tüm araştırma evrelerini tarihçesinden başlayarak kağıda döktüm. Projelerimizi
geri iade edecekleri için sadece bir adet kitap bastırdım. Güzel oldu.
sunum yaparken, daha da albenili olsun diye annemin Viyana' dan getirdiği bu solfej anahtarı kalemi içine ekledim. Sunumum bitince
Hocam-
Bu sunum ben de kalsın dedi .Sevinemedim...İlk fırsatta vermesini umuyorum.
1 Haziran 2012 Cuma
Gönlümün götürdüğü yere..
29 Mayıs 2012
Zor bir sınav sonrası,
kendine zaman ayırmalısın dedi. Kim? Gizli özne :)
önce bir anasınıfının mezuniyeti varmış hiç tanımadığım çocukları gelecek nesli alkışladım bir süre.
Bir kadeh kırmızı ile aparatif birşeyler almak istedi canım.
Sonra çıktım. Karşıda 14 Milyar yaşında olduğumuzu söyleyen afişi gördüm.
Karanlık yuvarlak bir alanda anlatılan bu evrenin yolculuğunu ve bu sergiyi hazırlayanları hayranlıkla izledim.
elimizin son halinden başlayıp ilk halini dizilişini resimlemişler.
Nerede olacağımı bilmeden arabaya bindim. Önüme liseli gençlerin
ingilizce münazara yaptığı bir salon çıktı.
Büyük büyük alkışladım.
Sonra bir çok ilden gelmiş ilköğretim çocuklarının çalışmalarının, sergisini gördüm.
Tek tek, önemseyerek izledim.
Serginin bir yerinde oğlumun bir çalışmasını gördüm. Doğrusu beni haberdar etmediği için biraz içerledim. Sonra öğrendim, haberi yokmuş
Marc Chagall resmi.
Mersin' den gelen bu çalışmayı çok beğendim, bunlar da chagall sembolleri
Bu kadar güzel geçen saatlerden sonra da oğlumu aldım.
Bir şükür, bir teşekkür ederek, güzel bir akşama doğru yola çıktık.
Zor bir sınav sonrası,
kendine zaman ayırmalısın dedi. Kim? Gizli özne :)
önce bir anasınıfının mezuniyeti varmış hiç tanımadığım çocukları gelecek nesli alkışladım bir süre.
Bir kadeh kırmızı ile aparatif birşeyler almak istedi canım.
Sonra çıktım. Karşıda 14 Milyar yaşında olduğumuzu söyleyen afişi gördüm.
Karanlık yuvarlak bir alanda anlatılan bu evrenin yolculuğunu ve bu sergiyi hazırlayanları hayranlıkla izledim.
elimizin son halinden başlayıp ilk halini dizilişini resimlemişler.
Nerede olacağımı bilmeden arabaya bindim. Önüme liseli gençlerin
ingilizce münazara yaptığı bir salon çıktı.
Büyük büyük alkışladım.
Sonra bir çok ilden gelmiş ilköğretim çocuklarının çalışmalarının, sergisini gördüm.
Tek tek, önemseyerek izledim.
Serginin bir yerinde oğlumun bir çalışmasını gördüm. Doğrusu beni haberdar etmediği için biraz içerledim. Sonra öğrendim, haberi yokmuş
Marc Chagall resmi.
Mersin' den gelen bu çalışmayı çok beğendim, bunlar da chagall sembolleri
Bu kadar güzel geçen saatlerden sonra da oğlumu aldım.
Bir şükür, bir teşekkür ederek, güzel bir akşama doğru yola çıktık.
28 Mayıs 2012 Pazartesi
Dingin insanlar
25 Mayıs Cuma, adam gibi adam Suavi' nin konserindeydim. Gümüşay'ın daveti ile yemeğimizi sakin keyifli sohbet eşliğinde yedik.Mezunlar derneğinin cafe kısmında oğlumun çektiği bir resmi duvarda görünce çok mutlu olduk, şaşırdık.
Gümüşay mezuniyetine neden beni çağırmadın diye sitem etti . (Bu unutulmasın diye yazıldı buraya)
BANANA SPLİT , TİRAMİSU neden büyük yazdım bunları ben de bilmiyorum . Yedik.
Hava gerçekten soğuktu. Değerdi...
Suavi çok akıcı, cümleleri birbirine sevdirerek konuşan, vurgusu mükemmel
kelime dağarcığı çok geniş bir adam. Her konuşmasında hop oturuyor hop kalkıyor yüreğim. Duru tertemiz bir ses. Ruhun gıdası olsa olsa böyle bir sesi ima eder. Nihayetinde de öyle dinlenmiş uyandım sabahına.Mümkün değildirki her fikrini doğrulıyayım.
Birilerinin sizin yerinize söylemesi, adabınca kelimeleriyle güreşmesi çok güzel ...
Hayatım boyunca, herşeyini abartısız yaşayan insanları çok sevdim.
Eğer o soğukta, bir okul yapımı için bağışlanan bu konsere bu kadar emek veriyorsa, kendine insana
canlıya cansıza ne kadar özenli ve inançlı olduğunu görüyorum. O zaman onun inandıklarına saygıyla eğiliyorum.
Sınavlarım devam ediyor.
Bir devi daha kaybettik. Oraya götürdüğün anıların ve kalplerde bıraktığın sevgi ve saygılar ışık olsun sana...Nur içinde yat Orhan Boran iyi, güzel, doğru insan.
Gümüşay mezuniyetine neden beni çağırmadın diye sitem etti . (Bu unutulmasın diye yazıldı buraya)
BANANA SPLİT , TİRAMİSU neden büyük yazdım bunları ben de bilmiyorum . Yedik.
Hava gerçekten soğuktu. Değerdi...
Suavi çok akıcı, cümleleri birbirine sevdirerek konuşan, vurgusu mükemmel
kelime dağarcığı çok geniş bir adam. Her konuşmasında hop oturuyor hop kalkıyor yüreğim. Duru tertemiz bir ses. Ruhun gıdası olsa olsa böyle bir sesi ima eder. Nihayetinde de öyle dinlenmiş uyandım sabahına.Mümkün değildirki her fikrini doğrulıyayım.
Hayatım boyunca, herşeyini abartısız yaşayan insanları çok sevdim.
Eğer o soğukta, bir okul yapımı için bağışlanan bu konsere bu kadar emek veriyorsa, kendine insana
canlıya cansıza ne kadar özenli ve inançlı olduğunu görüyorum. O zaman onun inandıklarına saygıyla eğiliyorum.
Sınavlarım devam ediyor.
Bir devi daha kaybettik. Oraya götürdüğün anıların ve kalplerde bıraktığın sevgi ve saygılar ışık olsun sana...Nur içinde yat Orhan Boran iyi, güzel, doğru insan.
19 Mayıs 2012 Cumartesi
Öğretmen Dilek...
Başlığı böyle atmamın sebebi var elbette,
izlemeye gelen onlarca ailenin gururu oldu evlatları, bende durum tam tersi idi. Öğretmen andı
ve diploma töreni tüyleri diken diken yapmış, ismimin başına eklenen Öğretmen sıfatı o an oğlumun küçük kalbini pır pır ettirmişti. Üst üste gönderdiği öpücük ve o mesafede hissedilen gururlu bakışını gördüm. , Öğretmen andını canlı canlı telefonda anneme dinlettim. Diplomalarımızı almak için davet anonsu yapan hocanın Öğretmen Dilek ! Dediği anı hıçkırıklarla dinlendi.İyi ki iyi ki gelmesini istemedim , aramızda çok restleşmeler oldu ama ben dayanamazdım. Benim için gücün sembolüdür ve yanında aciz kaldığım tek insan. Allah ona uzun ömürler versin. Ailem ve okul dışından hiç bir arkadaşıma mezuniyetim var demedim. Tuhaf bir durum var bende hep zahmet verirmişim, benim için insanlar külfete girerler de ben de gereken ilgiyi gösteremesem çok ayıp olurmuş gibi hissediyorum, bu nedenle talepte dahi bulunmuyorum.
Ummadığım, beklemediğim bir gelişme oldu Mavianne gelmek istediğini söyledi ...
Sevgili Fatma (Maviannemiz) çok büyük bir jest yaparak diploma törenime katıldı.
Bu geliş öyle basite alınacak,öyle es geçilecek, öylesine vız gelir bir mevzu değil ...
Kendisine nasıl ve ne kadar teşekkür etsem az. Oğlumun deyimiyle ''Fatmaanne'' sağduyusu ile
yanımızda olarak bir anne gibi sevincimizi , bir arkadaş gibi heyecanımızı, bir dost gibi
yüreğini, ve bir kardeş gibi gururumuzu paylaştı.
Dilerim o da evlatlarının en güzel okullardan mezuniyetini görür, aynı heyecanı beraber paylaşırız.
Tüm yüreğiyle coşkumuza ortak olan dostlara ve Mavianne' nin bu güzel jestine binlerce kez teşekkür ediyorum.
18 Mayıs 2012
izlemeye gelen onlarca ailenin gururu oldu evlatları, bende durum tam tersi idi. Öğretmen andı
ve diploma töreni tüyleri diken diken yapmış, ismimin başına eklenen Öğretmen sıfatı o an oğlumun küçük kalbini pır pır ettirmişti. Üst üste gönderdiği öpücük ve o mesafede hissedilen gururlu bakışını gördüm. , Öğretmen andını canlı canlı telefonda anneme dinlettim. Diplomalarımızı almak için davet anonsu yapan hocanın Öğretmen Dilek ! Dediği anı hıçkırıklarla dinlendi.İyi ki iyi ki gelmesini istemedim , aramızda çok restleşmeler oldu ama ben dayanamazdım. Benim için gücün sembolüdür ve yanında aciz kaldığım tek insan. Allah ona uzun ömürler versin. Ailem ve okul dışından hiç bir arkadaşıma mezuniyetim var demedim. Tuhaf bir durum var bende hep zahmet verirmişim, benim için insanlar külfete girerler de ben de gereken ilgiyi gösteremesem çok ayıp olurmuş gibi hissediyorum, bu nedenle talepte dahi bulunmuyorum.
Ummadığım, beklemediğim bir gelişme oldu Mavianne gelmek istediğini söyledi ...
Sevgili Fatma (Maviannemiz) çok büyük bir jest yaparak diploma törenime katıldı.
Bu geliş öyle basite alınacak,öyle es geçilecek, öylesine vız gelir bir mevzu değil ...
Kendisine nasıl ve ne kadar teşekkür etsem az. Oğlumun deyimiyle ''Fatmaanne'' sağduyusu ile
yanımızda olarak bir anne gibi sevincimizi , bir arkadaş gibi heyecanımızı, bir dost gibi
yüreğini, ve bir kardeş gibi gururumuzu paylaştı.
Dilerim o da evlatlarının en güzel okullardan mezuniyetini görür, aynı heyecanı beraber paylaşırız.
Tüm yüreğiyle coşkumuza ortak olan dostlara ve Mavianne' nin bu güzel jestine binlerce kez teşekkür ediyorum.
18 Mayıs 2012
13 Mayıs 2012 Pazar
Tiyatro bahane oldu, muhabbet şahaneydi ..
12 mayıs 2012
Öncelikle, tiyatro davetimi kırmayıp kabul eden mavianneye çok teşekkür ediyorum.
Sezon kapanmak üzere olduğu için biraz acele ettim.
Ne iyi ettik daha fazla sohbet etme şansı bulduk. Zaten o kadar samimi geçti ki çoğu kez özelimizden muhabbetleri yaparken buldum kendimi.
Geçirdiğimiz blogcu döneminin bıraktığı iz bu...
Hepinizin bir bir kulağını çınlattık. Mavianneye henüz elime geçmeyen kitaptan bahsediyordum ki
bana imzalısını getirdiğini söyledi, hem de ne şartlarda bir imzalatma, beni unutmayacak yazar.
Ardından da mezuniyet hediyesi verdi bana mutlu oldum.
Doğrusu mezuniyet törenime gelmek istemesi bile benim için hediye, ben kimseciklere söylemedim bile, güzel bir tören olmasını umuyorum.
Çok sevdiğimi bir mekandır Kırmızı Rouge orda tavuk dürüm pek güzel olur bugün de öyleydi.
Bu keyifli sohbet için ,ciciler için çok çok teşekkürler
En kısa süre de tekrarı dileğiyle ....
Öncelikle, tiyatro davetimi kırmayıp kabul eden mavianneye çok teşekkür ediyorum.
Sezon kapanmak üzere olduğu için biraz acele ettim.
Ne iyi ettik daha fazla sohbet etme şansı bulduk. Zaten o kadar samimi geçti ki çoğu kez özelimizden muhabbetleri yaparken buldum kendimi.
Geçirdiğimiz blogcu döneminin bıraktığı iz bu...
Hepinizin bir bir kulağını çınlattık. Mavianneye henüz elime geçmeyen kitaptan bahsediyordum ki
bana imzalısını getirdiğini söyledi, hem de ne şartlarda bir imzalatma, beni unutmayacak yazar.
Ardından da mezuniyet hediyesi verdi bana mutlu oldum.
Doğrusu mezuniyet törenime gelmek istemesi bile benim için hediye, ben kimseciklere söylemedim bile, güzel bir tören olmasını umuyorum.
Çok sevdiğimi bir mekandır Kırmızı Rouge orda tavuk dürüm pek güzel olur bugün de öyleydi.
Bu keyifli sohbet için ,ciciler için çok çok teşekkürler
En kısa süre de tekrarı dileğiyle ....
12 Mayıs 2012 Cumartesi
Huzur
9 Mayıs Çarşamba
http://www.dogaicincal.com/index.asp?sayfa=caldiklarimiz&id=60
doğa için hazırlamışlar nasıl hoş ,bu türküler eşliğinde bekledim Yankı Yazgan'ı
Pek bir beğenirim kendilerini:) Yaşlanmış gerçi :))
konu 'Değişim'di bir psikiyatristen değişimi dinlemenin, bir psikologdan dinlemekten farklı
yönleri vardı. En çok ilgimi çeken de bir annenin bebeğine baktığı anda çekilmiş kan akışının beyindeki seyriydi. Bu yöntemle çekilen resimlerde hata payı yok denecek kadar azmış.
İşin ilginci babalara yapılan testte babada hiçbir değişiklik olmaması:)
tam 6.aydan sonra babalarda bu değişiklik görülüyormuş:)) Algılama süreçlerimi acaba ?
Değişen bu kan basıncı neye eş değermiş peki...İşte bu biraz tuhaf, kaygı evet
anne o baktığı an korku ve endişe taşıyormuş kaybedersem korkusu uff ya çok garip bizim dururumumuz.
Bir başka bilgi
özellikle çocuklarının altını değiştiren mamasını yediren vb.ilgileri gösteren babalar
kesinlikle ne kendi çocuklarına ne de başka çocuklara tacizde bulunmuyormuş.
Aynı yöntemle bir matematik problemini 3 ayrı yaş grubundaki algılamayı kan dolaşımı fotosu ile gösterdi.
Hani şu, ne var bunu anlamayacak dediğimizde onun kafasındakileri.Yok yok demeyelim bir daha algılanmıyormuş gerçekten.
Bu sohbetten sonra;
http://www.dogaicincal.com/index.asp?sayfa=caldiklarimiz&id=60
doğa için hazırlamışlar nasıl hoş ,bu türküler eşliğinde bekledim Yankı Yazgan'ı
Pek bir beğenirim kendilerini:) Yaşlanmış gerçi :))
konu 'Değişim'di bir psikiyatristen değişimi dinlemenin, bir psikologdan dinlemekten farklı
yönleri vardı. En çok ilgimi çeken de bir annenin bebeğine baktığı anda çekilmiş kan akışının beyindeki seyriydi. Bu yöntemle çekilen resimlerde hata payı yok denecek kadar azmış.
İşin ilginci babalara yapılan testte babada hiçbir değişiklik olmaması:)
tam 6.aydan sonra babalarda bu değişiklik görülüyormuş:)) Algılama süreçlerimi acaba ?
Değişen bu kan basıncı neye eş değermiş peki...İşte bu biraz tuhaf, kaygı evet
anne o baktığı an korku ve endişe taşıyormuş kaybedersem korkusu uff ya çok garip bizim dururumumuz.
Bir başka bilgi
özellikle çocuklarının altını değiştiren mamasını yediren vb.ilgileri gösteren babalar
kesinlikle ne kendi çocuklarına ne de başka çocuklara tacizde bulunmuyormuş.
Aynı yöntemle bir matematik problemini 3 ayrı yaş grubundaki algılamayı kan dolaşımı fotosu ile gösterdi.
Hani şu, ne var bunu anlamayacak dediğimizde onun kafasındakileri.Yok yok demeyelim bir daha algılanmıyormuş gerçekten.
Bu sohbetten sonra;
GENÇLERİN ARASINDA KAYBOLDUM.BİLİNÇLERİNE,O GÜNKÜ HEYECANLARINA ORTAK OLDUM .
Önceden ne korkardım değişim bu mu acaba?
Yani kendimi iyi hissettiğim yerdeydim:) Bir de yılların geleneği ''Devrim Ateşi '' (ateşle devrim) yaktılar .
Bir yıl olmadan yeniden Şevval Sam ile eğlenceli
biraz hüzünlü güzel bir akşam geçirdim....
8 Mayıs 2012 Salı
Laylay lom
Çok çok tatlı telaşlar içerisindeyim.
Gözüm hiç bir kötüyü görecek ,kalbim de hissetmeyecek kadar mutlu...
On gün sonra, kep atma heyecanı içimi kıpır kıpır ediyor,yıllar sonra kocaman
bir göbekle, anne olarak onca işin içerisinde, bir başarının altına üstüne çizgi çekmekten çok mutluyum.
Nasıl yorgunluklarım oldu, tuhaf duygularla savaştım, ne zor dersleri aştım bazen ben de inanamadım nasıl bir istekti beni besleyen.
Hiç bir işimi şansa bırakmadım o yüzden şansta beni bırakmadı.
Başarısız olduğunu düşündüğüm işlerden dahi başka güzel sonuçlar elde ettim.
Yirmi yıllık dostum, komşum Ferda,
ona en çok ihtiyacım olduğunu düşündüğüm bir zamanda
taşınmak zorunda kaldı , gel gör ki öyle bir ders saati programım oldu ki, okuldan her seferinde oğlumdan önce evde oldum. (şans)
Şehir trafiğini hiç sevmediğinden Gölbaşı' na taşınmış olmasına okulumun ne çok sevindim.
İhmal ettim bazı şeyleri onlar, zaten ihmali hakkedecek değerde olduklarını zaman içinde kendiliklerinden ispatladılar.
Derler ya, '' Bir görünen , bir de görünmeyen yüzü var'' diye.
Şimdi o görünmeyenlerle hesaplaştım. Löng diye söyleyemediklerimi söyledim . Bu alemin de perde arkasındakilerini gördüm..
İdrak ve gönül vazgeçilmez iki iyi dost
Ve nihayet
Yine baş başayım düşündüklerim ve ben. Kibarlığın da var bir cabası
olacak o kadar fiyakası. Hep mutlu kal.
Gözüm hiç bir kötüyü görecek ,kalbim de hissetmeyecek kadar mutlu...
On gün sonra, kep atma heyecanı içimi kıpır kıpır ediyor,yıllar sonra kocaman
bir göbekle, anne olarak onca işin içerisinde, bir başarının altına üstüne çizgi çekmekten çok mutluyum.
Nasıl yorgunluklarım oldu, tuhaf duygularla savaştım, ne zor dersleri aştım bazen ben de inanamadım nasıl bir istekti beni besleyen.
Hiç bir işimi şansa bırakmadım o yüzden şansta beni bırakmadı.
Başarısız olduğunu düşündüğüm işlerden dahi başka güzel sonuçlar elde ettim.
Yirmi yıllık dostum, komşum Ferda,
ona en çok ihtiyacım olduğunu düşündüğüm bir zamanda
taşınmak zorunda kaldı , gel gör ki öyle bir ders saati programım oldu ki, okuldan her seferinde oğlumdan önce evde oldum. (şans)
Şehir trafiğini hiç sevmediğinden Gölbaşı' na taşınmış olmasına okulumun ne çok sevindim.
İhmal ettim bazı şeyleri onlar, zaten ihmali hakkedecek değerde olduklarını zaman içinde kendiliklerinden ispatladılar.
Derler ya, '' Bir görünen , bir de görünmeyen yüzü var'' diye.
Şimdi o görünmeyenlerle hesaplaştım. Löng diye söyleyemediklerimi söyledim . Bu alemin de perde arkasındakilerini gördüm..
İdrak ve gönül vazgeçilmez iki iyi dost
Ve nihayet
Yine baş başayım düşündüklerim ve ben. Kibarlığın da var bir cabası
olacak o kadar fiyakası. Hep mutlu kal.
Mavianne'cim, cumartesi gününe biletimiz hazır sen de hazır mısın?:)
Asisciğim kitabın elime henüz geçmedi . Olmayan olmaz da umarım en kısa süre de sende olur:)
Leylak dalı, Ahmet Ümit Antalya mı ?Ankara'ya mı gelsin?
24 Nisan 2012 Salı
Güzel bir güne
Hayallerimizi gerçekleştiren, belki hiç hayal etmediklerimizi bize yaşatan çocuklarımız hep var olsunlar.
Kutlayacak bayramları hiç bitmesin bitirilmesin.
Çok uzun zamandır izleyemediğim kadar coşkulu bir bayram hazırlığı yapıldığını ve kutlandığını gördüm.
Hem öğrenci, hem öğretmen (hem hem bu böyle gider.. ) heyecanını kaybetmezse neler olabileceğini
biliyoruz. Ne görkemli bayramlar kutlamış milletiz.
Bu yıl bugün doğum günü olan anneciğimin yanında olmak niyetiyle, biletlerimizi de almışken
oğlumun törende görevli olduğunu son gün öğrenince tüm planları suya yatırdık.
Trombon çalarken onu izlemek kocaman nefes alırken onu görmek munzırca yanına yaklaşıp
yanagındaki havayı pufflatmak, işte böyle bir döngüde ruhumu gençleştirmek ve elbette
evrene şükretmek.. :)
Kutlu olsun var olma sebebi(m) annemin yeni yaşı ve 23 Nisan
Sevgili blog arkadaşlarım,
Geçtiğimiz günlerde mezuniyet tezi ile ilgili kaynak arayışımdan bahsetmiştim.
Hepinize teşekkür ederim.Leylak dalının mail adresime gönderdiği kaynaklar benim birebir ihtiyacımı karşıladı hatta umduğumun üstünde bir kaynaktı, kaynak sahibi
sevgili SEVİ 'ye verdiği bu güzel akademik destek için çok çok teşekkür ederim.
Leylakdalına tekrar tekrar çok teşekkür ederim.
Şimdi de http://mezuniyettezi.blogspot.com/ adresin de küçük ölçekli , karmaşıklıktan uzak toplamda 9 sorudan oluşan mini anket hazırladım. Soruları kopyalayıp yorum yapacak şekilde yapıştırıp
aralarına cevaplayacaklar.
Anketi ve ödülü duyurmanızı hatta cevaplamanızı çok çok istiyorum.
Bize mi güvendin? Diyen olur mu bilmem ama cevabım EVET güvendim elbette....:)
Çok teşekkürler blog arkadaşlarım :))
Unutmadan!
işin bir de ödülü var blog adresini bırakan ve anket sorusunu cevaplayanlar arasından üç kişiye
üç ayrı hediye vermek istiyorum. Bunu bir teşekkür ve anı amacıyla yapacağım.
Ahmet Ümit' in son kitabı ,
Bahri Gördebak' ın ''Olmayan'' isimli kitabı
Bir Tiyatro bileti
hadi görüşürüz sevgiler ve kocaman teşekkürler gönderdim güzel yüreklerinize:))
Kutlayacak bayramları hiç bitmesin bitirilmesin.
Çok uzun zamandır izleyemediğim kadar coşkulu bir bayram hazırlığı yapıldığını ve kutlandığını gördüm.
Hem öğrenci, hem öğretmen (hem hem bu böyle gider.. ) heyecanını kaybetmezse neler olabileceğini
biliyoruz. Ne görkemli bayramlar kutlamış milletiz.
Bu yıl bugün doğum günü olan anneciğimin yanında olmak niyetiyle, biletlerimizi de almışken
oğlumun törende görevli olduğunu son gün öğrenince tüm planları suya yatırdık.
Trombon çalarken onu izlemek kocaman nefes alırken onu görmek munzırca yanına yaklaşıp
yanagındaki havayı pufflatmak, işte böyle bir döngüde ruhumu gençleştirmek ve elbette
evrene şükretmek.. :)
Kutlu olsun var olma sebebi(m) annemin yeni yaşı ve 23 Nisan
Sevgili blog arkadaşlarım,
Geçtiğimiz günlerde mezuniyet tezi ile ilgili kaynak arayışımdan bahsetmiştim.
Hepinize teşekkür ederim.Leylak dalının mail adresime gönderdiği kaynaklar benim birebir ihtiyacımı karşıladı hatta umduğumun üstünde bir kaynaktı, kaynak sahibi
sevgili SEVİ 'ye verdiği bu güzel akademik destek için çok çok teşekkür ederim.
Leylakdalına tekrar tekrar çok teşekkür ederim.
Şimdi de http://mezuniyettezi.blogspot.com/ adresin de küçük ölçekli , karmaşıklıktan uzak toplamda 9 sorudan oluşan mini anket hazırladım. Soruları kopyalayıp yorum yapacak şekilde yapıştırıp
aralarına cevaplayacaklar.
Anketi ve ödülü duyurmanızı hatta cevaplamanızı çok çok istiyorum.
Bize mi güvendin? Diyen olur mu bilmem ama cevabım EVET güvendim elbette....:)
Çok teşekkürler blog arkadaşlarım :))
Unutmadan!
işin bir de ödülü var blog adresini bırakan ve anket sorusunu cevaplayanlar arasından üç kişiye
üç ayrı hediye vermek istiyorum. Bunu bir teşekkür ve anı amacıyla yapacağım.
Ahmet Ümit' in son kitabı ,
Bahri Gördebak' ın ''Olmayan'' isimli kitabı
Bir Tiyatro bileti
hadi görüşürüz sevgiler ve kocaman teşekkürler gönderdim güzel yüreklerinize:))
8 Nisan 2012 Pazar
Biz bugün evde
DOĞUM GÜNÜ MACERASI (Biz bugün evde)
Bu, belki de hayatınızın en kötü doğum günü.
Maureen, Oona ve Shona isimli üç kız kardeşinizle öğle yemeği randevunuzu, son anda çıkan bir işgörüşmesi yüzünden iptal etmek zorunda kaldınız. “SHOOM!” adlı yeni müşterinize, iş yaşamında yaratıcı çözümler sunan şirketinizi tanıtmak için bir sunum yapmanız gerekiyor.
İstasyona doğru giderken üzerinde
SHOOM! yazan bir limuzin kenara çekiyor. İçindeki kadın şoför, sizi sunuma götürmek için gönderildiğini söylüyor.
Öyle şaşırıyorsunuz ki bütün kişisel eşyalarınız içinde olmasına rağmen elinizdeki çantayı, şoförün
uzattığı eline bırakıveriyorsunuz. Çantanızı bagaja koyarken “Yüzü tanıdık geliyor.” diye düşünüyorsunuz.
Ardından şoför kapıyı açıyor, binmenize yardımcı oluyor, kapıyı ardınızdan kapatıyor ve kilitliyor. Sonra da kendi yerine geçiyor.
Limuzin trafikte yol alıyor. Şoföre sorular sormaya çalışıyorsunuz; ama sizi duymazdan geliyor. Kısa bir yolculuktan sonra SHOOM!’un bulunduğu semte geliyorsunuz; ancak şoför beklenmedik bir yola sapıyor ve kendinizi hiç bilmediğiniz bir yerde buluyorsunuz. “Kayıp mı olduk?” diye soruyorsunuz.
Şoför müzik açıyor. Teypte ünlü “Moon River” şarkısı çalıyor.
Kenar mahallelerden geçiyorsunuz, etrafta bol şortları ve atletleriyle kaykay yapan gençler var.
Birkaçı size bakıyor, aralarından biri çaldıkları rap müzikle dans ediyor. Şoför terk edilmiş bir katlıo toparka giriyor ve limuzini aşağıya doğru sürüyor. Büyük bir hızla binanın en alt katına ulaşıyor, bir asansörün yanında aniden duruyor ve tam o sırada çalan şarkı bitiyor.
Kenar mahallelerden geçiyorsunuz, etrafta bol şortları ve atletleriyle kaykay yapan gençler var.
Birkaçı size bakıyor, aralarından biri çaldıkları rap müzikle dans ediyor. Şoför terk edilmiş bir katlıo toparka giriyor ve limuzini aşağıya doğru sürüyor. Büyük bir hızla binanın en alt katına ulaşıyor, bir asansörün yanında aniden duruyor ve tam o sırada çalan şarkı bitiyor.
Kontağı kapatıyor ve “Yukarıda görüşürüz!” diyip arabadan çıkıveriyor.
Bagajdan çantanızı alarak,hızla karanlığın içinde uzaklaşıyor.
kapınızın kilitli olduğunu fark ediyorsunuz. Panikle etrafınıza bakıyorsunuz. Otopark terk edilmiş.
Ön koltukta üzerinde isminizin yazdığı bir zarf görüyorsunuz.
İçinden SHOOM! Şirketine ait bir kağıt çıkıyor.
Üzerinde “Konuştuğumuz gibi saat 11.00’de sizi bekliyoruz. Bir kenar mahallede bulunan ve
kullanılmayan bir katlı otoparkı farklı bir işlev kazandırarak değerlendirmek istiyoruz. Lütfen yanınızda yaratıcı fikirlerle geliniz.
Kağıda, üzerinde “Moon River” yazan bir vestiyer fişi zımbalanmış.
Saatinize bakıyorsunuz ve 10.30 olduğunu görüyorsunuz. Toplantıya gitmek için 30 dakikanız var.
Dışarıda, arabanın yanındaki asansörün kapısında, üzerinde rakamların ve harflerin yer aldığı bir tuş paneli görüyorsunuz.
Belki de giriş kodu içindir. Üzerinde küçük bir LCD ekran var ve ekranda yeşil harflerle art
arda şu cümleler geçiyor:
“Buraya nasıl geldin? Neden buradasın?”
Arabadan nasıl çıkacaksınız? Ofisin yerini nasıl bulacaksınız? Toplantıya gidebilirseniz, katlı
otoparkla ilgili yaratıcı fikirleriniz neler olacak? Ne yaparsınız ya da daha doğrusu nasıl
düşünürsünüz?
Bu soruların cevaplarıyla uğraşıyoruz :))
Bagajdan çantanızı alarak,hızla karanlığın içinde uzaklaşıyor.
Arkasından gitmek için arabadan çıkmaya çalışıyorsunuz; ancak
Sakin olmaya çalışıyorsunuz, birkaç dakika gözlerinizi kapatıyorsunuz ve sonra etrafınızı incelemeyebaşlıyorsunuz.
İçinden SHOOM! Şirketine ait bir kağıt çıkıyor.
Üzerinde “Konuştuğumuz gibi saat 11.00’de sizi bekliyoruz. Bir kenar mahallede bulunan ve
kullanılmayan bir katlı otoparkı farklı bir işlev kazandırarak değerlendirmek istiyoruz. Lütfen yanınızda yaratıcı fikirlerle geliniz.
Kağıda, üzerinde “Moon River” yazan bir vestiyer fişi zımbalanmış.
Saatinize bakıyorsunuz ve 10.30 olduğunu görüyorsunuz. Toplantıya gitmek için 30 dakikanız var.
Dışarıda, arabanın yanındaki asansörün kapısında, üzerinde rakamların ve harflerin yer aldığı bir tuş paneli görüyorsunuz.
Belki de giriş kodu içindir. Üzerinde küçük bir LCD ekran var ve ekranda yeşil harflerle art
arda şu cümleler geçiyor:
“Buraya nasıl geldin? Neden buradasın?”
Arabadan nasıl çıkacaksınız? Ofisin yerini nasıl bulacaksınız? Toplantıya gidebilirseniz, katlı
otoparkla ilgili yaratıcı fikirleriniz neler olacak? Ne yaparsınız ya da daha doğrusu nasıl
düşünürsünüz?
Bu soruların cevaplarıyla uğraşıyoruz :))
1 Nisan 2012 Pazar
Onca yoksulluk varken
Oh! Nasıl özlemiştim tiyatro salonunun kokusunu, bu yıl ne yazık ki az gidebildim.
''Onca yoksulluk varken'' verilen emeğe itafen konmuş bir isim,
Oyunun konusu ırkçılık, öyle özel, öyle özenli seçilmiş
ince, hassas konularla da desteklenmiş.
Doğrusu oyun seçimlerimde Tiyatro Kare önemli bir yerdedir
Nedim Saban' ın seçimlerini hep keyifle ve öğretiyle izliyorum.
Orjinal adı La vie devant soi (söylemesi pek güzel)
Fransız yazar Romain Gary Emile Ajar kod adıyla yazmış.
Kitaptan uyarlanan oyunlar genelde kitaptaki lezzeti vermekte zorlanır
birde ''Kişilik arayışı'' gibi, zor bir konuysa...
akıcı ve başarılıydı.
Oyuncular Rüçhan Çalışkur, Oyunda ,hem sinema hem dizilerde harikalar yarattı.

Rami Çakır ' ı hayranlıkla izledim...
Uzun lafın kısası hayata SAHİP ÇIKIN dediler. Ne güzeldiniz...
''Onca yoksulluk varken'' verilen emeğe itafen konmuş bir isim,
Oyunun konusu ırkçılık, öyle özel, öyle özenli seçilmiş
ince, hassas konularla da desteklenmiş.
Doğrusu oyun seçimlerimde Tiyatro Kare önemli bir yerdedir
Nedim Saban' ın seçimlerini hep keyifle ve öğretiyle izliyorum.
Orjinal adı La vie devant soi (söylemesi pek güzel)
Fransız yazar Romain Gary Emile Ajar kod adıyla yazmış.
Kitaptan uyarlanan oyunlar genelde kitaptaki lezzeti vermekte zorlanır
birde ''Kişilik arayışı'' gibi, zor bir konuysa...
akıcı ve başarılıydı.
Oyuncular Rüçhan Çalışkur, Oyunda ,hem sinema hem dizilerde harikalar yarattı.

Rami Çakır ' ı hayranlıkla izledim...Uzun lafın kısası hayata SAHİP ÇIKIN dediler. Ne güzeldiniz...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

