5 Nisan 2009 Pazar

Bir panelden kalanlar.TÜRKİYE DE GENÇ OLMAK


Türkiye'de genç olmak
PANEL BAŞKANI
Prof. Dr. Füsun AKKÖK
Ne demiş?
-Saygılı Zihin
-Etik Zihin
-Disiplinli Zihin
-Sentezci Zihin
-Yaratıcı Zihin
Gençlerde oluşturulacak zihin beşgenini söyledi.

PANELİSTLER
Onlara Ne Oluyor? Bizim Rolümüz Ne?
Göksel BAYAM - Ruh Hekimi
Ne Demiş
Çocuklarımızın arkadaşı değil anababası olmalıyız
Arkadaşı bolca var olacaktırda.Ancak bir annesi bir babası var unutmayalım.
Başarısızlık hayata müdahaleyi getirir..
Temel güven oluşturmalıyız.

Prof. Dr. Mehmet Rüştü GÜRKAYNAK_Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Emekli Öğretim Üyesi
Gençler Kendi Geleceklerine ve Ülkenin Geleceğine Nasıl Bakıyorlar?
Ne Demiş?
Ey güzel gençlik kim sana yeniden dönmek istemez?
Acıya dayanıklı Türk toplumu Hacıyatmaz gibidir.
Aranızdan kaç kişi Anne babam dolu dolu yaşadı
şimdi de coşkulu yaşıyor diyebilir???
Annebabalarımızdan öğrendik, çocuklarımızda bizim gibi olacak
YAŞAYAN İNSANLAR OLUN..
Genciz güzeliz akıllıyız.


Meltem BİLİKMEN - Fulbright Eğitim komisyonu akademik danışmanı
Bugünün Dünyasında Başarılı Olmak için Gençler Neler Yapıyor?
Ne Demiş?
Bilgisayardan bilgiyi alan değil üreten bir gençlik bekliyoruz.



Dr. Sema ÖZÇER - May Danışmanlık Kurucu Ortağı
İş Dünyasında Gençleri Neler Bekliyor?
Ne demiş??
İşi insanlar aracılığıyla yöneten işletmecidir.
"Cv" lerinizi farklı hazırlayın farkınızı
internet dışından başvurarakta gösterin.


Fahir ÖĞÜNÇ - Radyo ODTÜ Program Yapımcısı
Farklı Sosyal Etkileşim Ortamları ve Gençler
Ne demiş???
9 yılda biten Odtü Matematik bölümünden sonra Türkiye'nin
sevilen beğenilen programcısı olmak
birazda isteklerinizle ve yeteneklerinizle ilintilidir.


Nasuh MAHRUKİ - AKUT Kurucu Üyesi ve Başkanı
Gençlerin Sivil Toplum Örgütlerine Katkıları ve Katılımları
Ne demiş??
Gençler Doğru spor dallarıyla uğraşmalılar
Spor yanlış kullanılırsa, yanlış televizyon programları
gibi uyuşturucu etkisi yapar.
Gençler STK lara üye olarak CV lerini zenginleştirirler..
STK ları, Çemişkezekliler derneğinden ayrı tutmak gerekir:)
Elini Taşın altına koy
Örgütlü toplum güç toplumudur...
......................
Kısacası sınırsızlık ve bitmemiş işler kaygı yaratıyormuş.
Genç olmakta zor anababa olmakta zor...
Sevgili blog dostlarım
buraları çok özledim. Zaman zaman bloglarınıza bakıp
hemencecik kaçıyorum...Bazen minik notlar bırakıyorum.
EFE- EV- EĞİTİM-  Hepsini başarıyla götürebilmek için
minik fedakarlıklar gerekti...
Hepinize yürek dolusu sevgiler..

9 Mart 2009 Pazartesi

Olacak o kadar


En son hatırladığım evimde geniş geniş oturmuş, hangi tiyatroya gitsem,kendime ne iş çıkarsam gibi düşüncelerdi...
Geçtiğimiz haftalar Gölbaşı'nın soğuğuna alışma sürecim oldu..Yattım kalktım ütü yaptım
ya yemek yetişmezse diyip tıka basa mutfağı doldurdum..Yollarda uyumayada başlarım yakında ben:)) 2 buçuk saatte evimde oluyorum, cesedim geliyor diyebilirim:))
şimdilik yılmaya pek niyetim yok..
Gençlerle ve derslerle aram çok iyi:))
Ortalama olarak anneleri yaşındayım ama vallahi hepsine taş çıkaracak kadar zekiyim:)))Bu yazıyı görmesinler çan eğrisini yükseltecek öğrenci istemiyorlar:))
En çok dikkatimi çeken durumsa ne hissettiğimi sorduktan sonra
annemi şu an burda düşündüm de deyip tatlı tatlı gülüyorlar..
İçimden diyorum ki annen burda olsaydı önce senin saçını başını yolardı:))
Tıpkı benim yıllar önce okuduğum eğitim fakültesinde, yaptığım gibi
sürekli kaytarıyorlar çünkü..Saçma sapan sorularla dersleri bölüp
zaten konuşmaktan bıkmış hocalarla birlikte dersi kaynatıyorlar..
Annen burda olsaydı çok şey değişirdi be kuzum..
Kaderine terk etmezdi geleceğini, ya da onu yönetenlerin ona
oynadığı oyunu görür, senin peruk altında imam nikahıyla yaşamana kızardı..
annen burda olsaydı gülüm,
her şey daha güzel olurdu...
Dün akşam Kızılordu konserini,bir yıl arayla ama aynı zevkle izledim..
uykusuz kaldım ama ruhum dinlenmiş gittim..Üniversite gençliği aç arkadaşlar
Çok ciddi söylüyorum.. Kaldıkları yurt sabah akşam yemeğini veriyor.
öğlen okulda 1.5 tl ye yemek veriyorlar. Para gidecek diye,onu bile yemeyen var..
300-500 kuruş dosya kağıdını almak istemeyen var..Nasıl yani!!
Nasıl vereceğin oyu bu kadar rahat söyleyebiliyorsun.
Çığlık çığlığa bağırmak istiyorum..SALAK mısınız?
Ananızıda alıp gelmenin tam zamanı işte..
Anadoludan kapalı çarşıya bir buçuk ton altın gelmiş..
hani kötü günler için saklanan yastık altı
altınlar, kadınların bir gün lazım olur diye biriktirdikleri
altınlar..İşte o gün bugün...Kriz yokmuş..
Kefen parasını bile yemiş insanlar..
Sıkıntım kuraktan
Daldan budaktan
bal damlasın blogtan..............
Hepinize kocaman sevgiler...

25 Şubat 2009 Çarşamba

Telefonlar benim için çalıyor.


Ev telefonum benim için çalıyor!!!!!!!!!!!
İki gündür Telefonla gelen haberlere seviniyorum..
Toprağın bol olsun Graham Bell:))
18 yaşında şirinmi şirin bir halde geldiğim Ankara' da
geçirdiğim üniversite yıllarımın hem sevimli
hem sevimsiz yıllar olduğunu anımsarım..
O günlerden çok şey öğrendim ve sonra bir daha
asla Ankara' ya gelmeyeceğim dediğim son yılımda
yuva kurup hiç dönülmez bir hal aldım:))
kısa bir çalışma hayatı sonra evle boğuşmalarım başladı..
Derken 29 yaşımda Efe hayatımıza katıldı. Benim için hiç zor
olmadı onun varlığı, aksine yeniden
gençleştim onunla. İkinci bir üniversite olsun
diye açıköğretimle uğraştım durdum..
onunda zevki geçti.Şimdi yeni bir heyecana ihtiyacım
vardı, oda oldu. Evet Çıkan af benim yine yıllar önce
vazgeçtiğim bir okulum olduğunu bana anımsattı:))
Neden bir üçüncüsü olmasın dedim..Başvurumun cevabı
bu sabah çalan ilk telefonda geldi. Kayıt için
sadece iki gün verdiler,yarın ikametgah vs.gibi
işlerle uğraşıp cuma sabahı kayıt yaptıracağım.
Sanırım sınav hakkı verecekler. Başarılı olamayacağımı
düşündüğüm dersler var. Ama bu heyecan bile yeter bana
Ayrıca okulun Gölbaşı'nda olması gibi zorluklar var.
Her şeye rağmen deneyeceğim:))Öğrenci olmak benim en sevdiğim iş oldu her zaman
bu kez bana fiziksel olarak yakışmayacak ama:))
Bu hareketin bünyemede yarayacağını düşünüyorum..
39 yaşındayımmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm
Kısacası sevinçliyimmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm

Durumumu anlatan bu fotoğraftaki tanımadığım cici hanıma teşekkürler..:)))

24 Şubat 2009 Salı

asabiyim ben:)


Merhabalar,,
üzerinize afiyet bir sinir bir sinir anlaşılabilir gibi değil,
15 tatilde cidden yorulmuşum.Hem Efe'nin hemde minik ameliyatı
nedeniyle eşimin evde oluşu beni yormuş:))
Eşimin eli gayet iyi durumda, öncesine göre hissizlik hissiyatı
epeyce azalmış..Ah birde diğer eli acımasaymış daha iyi
olacakmış...Bulaşıcı olmamasına rağmen geçen hafta
her iki elimdeki acıdan sızıdan anladığım kadarıyla
çok feci bir rahatsızlık bu.. Ameliyat olmak durumunda
kalanlar için referansımız şimdilik bu kadar..
Gelelim benim sinirli hallerime
ne yazık ki eskisi kadar tahammülüm yok hiç bir şeye
geçenlerde kızlarla Kirpi isimli filme gittik

beklediğimi vermedi sinirlendim.. Enayi yerine koymalarından
bıktım bu sinema sektörü nasıl bişeydir ya:((
oysa kirpi' nin kitaptaki konusu ve akışı daha güzeldi..
gelde sinirlenme:))
Sonra oturduk kahve içmeye,konu döndü dolaştı seçimlere
geldi..Bir baktım ki en ufak hatalı yoruma gelemiyorum
çabuk sinirleniyorum..o günü zor bitirdim.
iki gün yorumlarla ilgili sinirlerimi yerine getiremedim.
Haberleri izlemek için yaptığım nefes çalışmaları
bile yeterli gelmiyor..Allah sonumuzu hayır etsin...
Ve pazar günü Tiyatroya gittim.

Oyun çok güzeldi eski aile dostlarının eşlerinin vefatından
yıllar sonra alevlenlenen aşkını izledim.
Bizde bu tür olaylara pek rastlanmaz arkadaşımız vefat
etse eşinin yanına cenazeden sonra bir daha uğramayız...
Can Gürzap ve Nurseli İdiz harikaydı..
İdiz o kadarda şişman değilmiş ayrıca:))Balık etinde
ve güzeldi..
VEEEE akşam üzeri arkadaşım Gülay telefon açtı.
Dilekçiğim senin (mayami)deki arkadaşın evini gördüm
harikaydı ayrıca aşklarını anlattığı yazıyı okudum
bayıldım bayıldım dedi..
Kızına örnek olması için gösterdiğini anlattı...
Moonishden bahsediyordu ama ben günlerdir bilgisayar ellemek
istemediğim için dahası sinirli ruh halimden ötürü
evde durmadığımdan görmemiştim..
telefonu kapatır kapatmaz bilgisayarımı açtım..
Moonish' in bu eve taşınmayı ne çok istediğini biliyordum.
belki günlerdir gerim gerim gerilen sinirlerimi
bu güzel haber toparladı...Sevgili Moonishe
yeni evinde önce sağlık sonrada huzur diliyorum..
Aa bu kadar değil, bu güzel siteden bizede yer ayarlasada
gitsek hani diyorum:)))Bu heyecanlı haliyle
bloğa yeniden yazı yazmamı sağlayan Gülaycığımada teşekkür
ediyorum.....En kocamanından sevgiler

14 Şubat 2009 Cumartesi

sevdiklerimizle bir gün.


Merhabalar,
Bugün Efe' nin kursu sonrası Cepaya gittim.
Çok kalabalık ama cidden kuru kalabalık var.
Nezih den efeye ufak tefek alış veriş yaptım.
Sonra bir yazı çarptı gözüme
"Sen benim sonsuza dek en iyi arkadaşımsın
çünkü tüm sırlarımı biliyorsun"
yazıyordu. Gülümsedim.
Vallahi ben Ferda' ya hediye almak için gitmiştim
Cepaya:))
Bu sözün içindeki ironide dahil
arkadaşlarında sevgili kadar önemi olduğuna inananlardanım.
O kadar çok şey paylaşıyoruz ki zaman zaman eşimizden daha
fazla gördüğümüz oluyor birbirimizi. Çoook ağladığımı bilirim
onun omuzunda:))gülerken birden ağlamalarımız meşhurdur bizim.
Tipik ikizler işte:)) Ben bu sevgililer gününü ona ithaf ettim:))
evime geldim...Ferda elinde güzel bir paketle,kahve içmeye geldi
bana,resmini gördüğünüz bu güzel lavantalığı almış.
hoş,, ben lavantalarını çıkarıp çerçeveleteceğimi söyledim ona.
fakat onunda beni düşünmesi güzel olmuş:))
en güzel sevgi, paylaşılanmış...

iki gönülün bir olduğu samanlıklarınızda
uzun seneler diliyorum.
sevgililer gününüz kutlu olsun..

29 Ocak 2009 Perşembe

Tatilde



Çok şükür bu tatilde de öğrenebileceği farklı bir
uğraşı buldum:))Uzun sürmüyor ama kendi yapmış
olduğu için keyif veriyor..Optimum AVM
ebru programı hazırlamış.
efe yaparken videoya çektim ama buraya yüklenmedi
bir türlü.
Şimdi Ankara'da olupta ne yapabilirim diyenlere
bir kaç fikir..
Galileinin yaşamı, Kanlı nigar,fosforlu cevriye,sokrates'in
son gecesi ve
Hüzzam görülmesi gereken tiyatro oyunları
ancak 15 gün önce bilet almadıysanız
ne yazık ki doğru dürüst yerler kalmamıştır...
Hatta şimdi hepsini kontrol ettim
seyredilebilecek yerler yok..
Bu arada tiyatro salonları o kadar önemli ki
mesela Şinasi sahnesinde yeriniz uzaklardaysa
oyuna dahil olamıyorsunuz komedi izlerken bile
orada var olduğunuzu unutturacak kadar ağırlık basıyor.
Çayyolu tiyatrosu ki benim favori salonum
her yerden oyuna hakim. Ancak çocuklarla gidilecekse
önlerde oturmak çok mühim..
Bol bol fotoğraf çekmek için ulus' a gidilip
eski binalar görülebilir.Resim heykelmüzesi gezilip
Prinçhanda antikacılar
bakılıp içindeki cafede sosisli sandiviç
ve gözleme yenilebilinir.Kız çocuklu anneler
yapalak ayşenin üreticisi ya da yaratıcısı
olan Lale kayıhanın mağzasına uğrayabilir..
Eski br fotoğrafınızı götürüp kendi bebekliğinizi
bile bir bez bebeğe dönüştürebilirsiniz.
Ordanda Rahmi Koç Müzesini gezip evinize dönebilirsiniz:))
Çocuklarla gidilebilecek bir başka sergi
Niçin matematik konulu sergi 05 Ocak-05 Şubat 2009
günleri arasında bir ay boyunca
İDV Özel Bilkent İlköğretim Okulu’nda açık kalacak sergi,
27 manipüle edilebilecek obje, 8 tane enteraktif obje ile
27 tane panodan oluşuyor ve toplam 10 ayrı tema içeriyor.
Eğer çocuklar daha önce hiç gitmediyse
mutlaka CSO da bir senfoni dinlemeliler ama ne yazık ki
onun da biletlerini önceden almak gerekiyor
önümüzdeki üç beş günlük sürede yine yer yok
olanlarda çok arka:((
Tatiller için sadece yüz boyama dışında etkinlik
yapan AVM ve belediyecilik anlayışı oturur inşallah
bir gün..Şimdi fimo hamuru aldım bir kaç gün içinde
çalışacağız bakalım ne çıkaracağız:))
Başka fikri olanlar yazsın lütfen..

27 Ocak 2009 Salı

Kapris Tünel Sendromu


Boyun fıtığı ameliyatı olacaktı ama
doktor öncelikle "Karpal Tünel Sendromunu"
giderelim deyince ameliyat yön değiştirdi.
Uzun yıllar daktilo sonra da bilgisayar kullanınca
sinir sıkışmadan olmazdı:))
Okunan haberlerin sıkıcılığı ve asap bozuculuğu
düşünülürse bu yıla kadar sinirlerin durması bile iyi:))
Evett eşimden bahsediyorum..
Basit sayılabilecek bu ameliyat
önceki evresinde insanı delirtecek kadar ağrı yapıyor..
uyuyamaz hale gelmişti..3 ay içerisinde de diğer elinden
ameliyat olacak. Aman dikkat edin diyorum..
Gelelim kapris tünele
Ameliyat olup geleceği gün oturma odasına
rahatça yatabileceği, dinlenebileceği
bir düzen kurdum..
Fakat yatmak istemedi:((
Sen bilirsin!
Çorba içmek istemedi:((
Sen bilirsin!
Bir gömlek ve bir kazağın kolunun
sol kolunu terziye kestirdi..
damacanadan suyu tek elle doldurmayı başardı.
kıymalı makarna istemiş canı
yaptı..20 gün izne ayrıldı.
Geçmiş olsuna gelenlere
gayet iyi olduğunu, hasta psikolojisine
girenlerden olmayacağını söyledi
ahh kafam yarıldı:)))
Diyeceğim o ki kapris tünelinden geçiyorum:)
İlk defa da burdan şikayet ediyorum:))
Aksini idda eden var mı?
Resmen hasta psikolojisine girdi dimi??

25 Ocak 2009 Pazar

AşK Her Yerde


Tuhaf bir sakinlik içindeyim.
Doya doya AŞK'tan bahsetmek istiyorum.
Sonra içimi garip bir hüzün kaplıyor.
17 yaşında aşık olan dilek geliyor gözümün önüne,
miğdemdeki sancı başlıyor yeniden,
gözlerinin içindeki yitikliğim, beğenimin karşısındaki
acizliğim geliyor gözlerimin önüne..
sonra gücünü hatırlıyorum ellerimi sıkışından
ağzıma geliveriyor kalbim, omuzunda ağlıyorum.
kumsal bir bir siliyor aşıkların adını,
Dalga-geçiyor zamanın içine
zaman seni bana hatırlatıyor.
İçimi garip bir hüzün kaplıyor
doya doya AŞK'tan bahsetmek istiyorum..
Ve beni ne çok büyültüğünü..
Seni Seviyorum.
Doya doya anlatamıyorum.
40' a gelmişim miğdem ağrıyor..
bir yorgunluk çöküyor
anımsadıkça yaşıyorum...
...............
Pazar günü Emre Kınay ve Duru tiyatrosu
oyuncularını Aşk Her Yerde isimli oyunlarıyla
izledim..Komedi idi..Güldüm ama bu dizeleri de
yazdıracak kadar hoş bir lezzet bıraktı..
Oyun oldukça uzun sürdü,fiyatı çok normaldi.
kutlarım dürüstlüklerinden ve emeklerinden
ötürü...
Aşk her yaşta olabilir mi?
Sevgi ile karışmasın lütfen:))

24 Ocak 2009 Cumartesi

4 cevaplı sorular

Yaptığım 4 iş

-Tiyatroya gitmek:))
-Yemek yapmak, temizlik
-El beceri ve blog tutmak
-Efe ile uğraşmak:))

Defalarca izleyebileceğim 4 film

-Bu mümkün değil! Devamını bile bile izleyemem
ancak defalarca izleyeceğim tiyatro oyunu var.
Her seferinde ayrı lezzet alıyorum çünkü..
Örnek mi:Yıldız Kenter BEN ANADOLU

Yaşadığım 4 yer

- Ev
- Ankara
- Mersin
- Hayallerim :))

İzlediğim 4 tv programı

- e2 Elen (bayılıyorum)
- Melekler korusun
- Yaşamdan dakikalar
- Kanal b,

tatil için gittiğim 4 yer

- Mersin
- İzmir
- Yeni keşifler
- Ilgaz

En sevdiğim 4 yemek
- Nohutlu pilav
- Kısır
- Dolma (patlıcan,kabak)
- ıspanaklı yumurta

Hemen şimdi olmak isteyeceğim 4 yer

- Deniz kenarında olmak,
- Tiyatroda olmak,
- Amasra da olmak, mendirekte yürümek,
- İstanbul'da vapurda güvercinlere simit atmak,(Mavianne ile:))

Bir yağmur damlası olsaydım düşmek isteyeceğim 4 yer

- ormanlık bir alan
- denizin üstüne
- Balkahvenin omuzu,oğlunun elleri
- kurumuş bir dal
hiç düşmek istemeyeceğim bir yerse
camını yeni silmiş bir hanımın evi:))

mimlemek istedigim 3 kisi

- Rüzgarcığım yoğunsun ama
bir çeşni olur hani:))

- yeni tanıdığı için hakkında
bir kaç kelime bir şeyler
öğrenmek adına, hep süslüyüm:))

- Arzu eden birisi

Birde ricam var..
sevgili lale şöyle değişik bir mim hazırlasan
kesin bulursun sen bir şey...
lütfennnnnnnnnnnnnnnnn
ricamı kırmayınız...
Sevgili mavianneciğim mim için teşekkürler
her daim zevkle cevaplarım..

23 Ocak 2009 Cuma

Teşekkürler moonishciğim:))


Moonishciğim,
Gönderdiğin cicileri aldım...
Mutluluğumu anlatırken, kelimelerin içinden çıkamam gibi geliyor.
Ayrı ayrı hepsinden bir anlam buldum...
Broadway Bridges' den aldığın, hem de beni düşünerek aldığın
rozet beni çok heyecanlandırdı. İlk Tiyatro festivalinde
takacağım. Kitap ayracının üzerine eklediğin, arı' ya
bayıldım..Bal-kahve çok mutlu oldu. Takvime ise
dolu dolu bir program sığsın istiyorum..(Tiyatro programı)
Kartlar ve kolye çok şık...Tatil biter bitmez yani
En kısa sürede sana döneceğim:))
.............
Sevgili blog arkadaşları,
içinizde moonishi tanımayan yoktur..
eğer varsa tavsiye edeceğim bu yazıyı mutlaka okuyun..
Ben en çok onun aşkına olan bağlılığını,
aşkının da ona olan bağlılığını
yüzündeki gizli hüznü, heyecan ve yaratıcılığını
ayrıntılara olan özenini,
çok ama çok seviyorum. Teşekkürler moonishciğim.
http://moonsun11.blogspot.com/search/label/Moonish%20Kim